Perakende ile konutun ayrılmaz bütünlüğü

Günümüzde tüketicilerin her şeyi bir arada ve yakınında bulma ihtiyacı doğrultusunda perakende ünitelerinin konut projelerine eskisine göre çok daha fazla yakınlaştığını gözlemliyoruz

14 Mayıs 2019

İngiltere'de son dönemde pek çok konut projesinin Amerika'daki trendi takip ederek merkezi alışveriş merkezlerinin yakınında yer almaya başladı.

Avrupa geliştiriciler de tıpkı ABD'deki gibi benzer bir eğilim içerisinde. Unibail- Rodamco-Westfield girişiminin 670 milyon poundluk yeni konut projesi Doğu Londra'daki alışveriş merkezlerinin yakınında yer alıyor. Manchester'da Trafford Center'ın yanı sıra Bristol, Nottingham ve Glasgow'daki bir takım alışveriş merkezlerinin sahibi olan Intu grubu geçtiğimiz yıl projelerinde 5.000 konut ve 500 otel odası için yer açtıklarını açıkladı.

Avrupa'daki örneklerde ciddi artış kaydedildi

JLL İngiltere Perakende Araştırma Bölümü Danışmanlarından Skomer Bennett-Clemmow'a göre alışveriş merkezlerindeki ayak trafiğini artırmak için çevredeki nüfusu artırmak akılcı bir çözüm. Bugün artık pek çok perakendecinin bu eğilimde olduğu görülüyor. Londra'daki Westfield Alışveriş Merkezi örneğine bakacak olursak, yakın zamanda 1.200 hanelik bir konut projesi ile kapı komşusu olacağa benziyor.

Yeni perakende dünyası

Alışveriş merkezlerinin bugün artık daha fazla yaşam merkezine dönüşmesiyle birlikte eskiye oranla çok daha fazla yeme-içme alanı, kültür-sanat seçenekleri ve yeni eğlence konseptlerini görmeye başladık. Bu alanlar özellikle civarda oturan sakinler için önemli bir tercih unsuru oluyor.

JLL Konut Araştırmaları bölümünden Nick Whitten, bir alışverişe merkezine yakın oturmanın kiracılar için de büyük kolaylık olduğunun altını çiziyor: "Özellikle 18-35 yaş arası konut projelerinin yakınında yer alan alışveriş merkezleri bu kitlenin hafta içi alışveriş ayak trafiğini de ciddi şekilde artırıyor."

Lokasyon, lokasyon, lokasyon…

Whitten, merkezi konumda yer alan alışveriş merkezleri için bu eğilimin bir fırsat olduğunu vurguladı. İngiltere'deki konut sıkıntısının ağırlıklı olarak büyük şehir ve kasabalarda olduğunu düşünürsek, bu eğilimin ileriki dönemde daha da yaygınlaşacağını öngörebiliriz. Eğer bu durum insanların birbirine yakın mekanlarda yaşayıp eğlenebileceği dönemin başlangıcı ise, araç kullanımı azalacağı için perakende parkları şehrin uzağındaki üniteler haline dönüşecek.

Diğer yandan alışveriş merkezleri her ne kadar önemli ve güçlü bir işveren olsa da alışveriş merkezlerinin bitişiğinde yaşayan insanların çalışmak için başka mekanlara gitme ihtiyacı hala geçerli olacak. Uzmanlara göre tam da bu sebeple altyapıya olan ihtiyaç önemini korumaya devam edecek.

Yolun yarısı

Bennett-Clemmow'a göre önümüzdeki beş yıl içerisinde daha fazla alışveriş merkezi uzmanı konut sektörüne giriş yapacak. Ancak geçiş yapan uzmanların gayrimenkul sektöründe başarılı olmaları için biraz daha esnek ve silo haline getirilmiş bir yaklaşımdan uzak durmaları gerekir.

Aslına bakacak olursak iş modelinin nasıl ilerleyeceğine dair yüzde yüz bir mutabakat sağlanmamış olsa da İngiltere planlama sistemindeki olası bir düzenleme değişikliği alışveriş merkezlerindeki boş alanlarının konuta dönüştürülmesine imkân sağlayabilir. Bu sayede de daha fazla geliştirici konut sektörünü incelemeye başlayabilir.

Westfield'in projesini ise daha stratejik olarak incelemek gerekiyor. Bu gelişme projelerin artık daha fazla karma kullanımlı bir hale dönüşmesine de yol açabilir.

Uzmanlara göre şehir merkezlerinde yer alan alışveriş merkezlerinin yaşam ünitelerine dönüşmesi uzun soluklu bir proje ancak bu tip projelerde her şeyden önce düşünülmesi gereken bu dönüşüme ev sahipliği yapacak yaşam merkezlerinin nasıl canlı tutulacağı ve nasıl cazibe merkezi olmayı koruyacağı yönünde olmalı.