Lüks Perakende Paris'te Yeni Lokasyonların Peşinde…

Lüks segment markaları ve ünlü yerel tasarımcıları bir araya getirdiği caddeleriyle lüks perakende denince yıllardır akla gelen ilk şehir olan Paris, uzun yıllar bu alandaki başarısını sürdürecek gibi gözüküyor

21 Ocak 2019

Birçok kişi için adı seçkin ve şık ile eş anlamlı olan Paris, aynı zamanda tasarım ve modanın da beşiği olarak görülüyor. Deloitte’un araştırmasına göre; 2017’de dünya çapında en yüksek lüks ürün satışı Fransa’da gerçekleşti. Bu satışların büyük çoğunluğu tahmin edilebileceği gibi Paris’teki moda sektörü tarafından yönlendirildi.
Lüks perakendecilikteki köklü tarihi, atölyelerde öne çıkan işçilikler ve diğer birçok ülkede sıkça görülen sahte ürünler yerine kendilerine özgü ürünler vaadi ile Paris, varlıklı müşterilerin gözdesi konumunda. Ayrıca son yıllarda sayıları giderek artan Asyalı turistlerin de favorisi.


Yeni bakış açıları ve yeni hedefler
Devam eden popülerliğine rağmen, Paris’in lüks perakende pazarı kazandığı şöhretle yetinmiyor. Büyük tasarım markalarının şimdiden gelecek için iddialı planları var…
JLL Fransa Perakende Direktörü Veronique Nocquet, “Lüks perakende sektörü ulaştığı ağları genişletmek istiyor, hedef kitleleri ise tanınmış markalar ile kaliteli ürünlerin peşinde olan Y kuşağı...” diyor. Ona göre lüks markalar bu dönemde, kozmetik ve parfüm gibi erişimi daha kolay ürünleri öne çıkararak genç müşterilerin daha fazla ilgisini çekmeye çalışıyor.
Tabii söz konusu markaların gayrimenkul tercihleri de bu konulara bağlı olarak değişiyor. Örneğin Chanel; 2015’te kalıplaşmış yerlerinin dışına çıkarak yeni mağazalar açan lüks segment markalar kervanına katıldı ve Marais’in kalbinde bir güzellik butiği açtı.
Marais’i tercih edenler arasında yakın zaman aralıklarıyla Fendi, Gucci, Valentino, Moncler ve Givenchy de yer aldı… Hermès ise 1935 yılında inşa edilmiş Art Deco bir yüzme havuzunu mağazaya dönüştürerek St Germain bölgesine taşındı.


Taleple birlikte kiralar da artıyor

Paris'te genellikle tek bir mağazadan daha fazlasına sahip olan lüks markaların yeni alanlara yerleşmelerine rağmen hala Champs Élysées ve Avenue Montaigne gibi geleneksel lüks alanlarda varlığını sürdürdüğünü belirten Veronique Nocquet sözlerine şöyle devam ediyor, “Örneğin Chanel, son on yıl boyunca Cambon Caddesi’ndeki orijinal evi çevresinde birkaç mağaza daha açarken, Balenciaga ve Dior da kısa süre önce Avenue Montaigne'de yeni mağazalar açtı. Ayrıca, Louis Vuitton'ın Place Vendôme'de 1500 metrekarelik yeni bir bayrak mağazası var. Bu yerlerde taleplerle doğru orantılı olarak kiralar da artıyor. Champs Élysées bölgesinde kira değerleri metrekare başına 23 bin euro’dan fazla olabiliyor. Diğer yandan bu markalar uzun zamandır kentin görkemli caddelerinin sakinleri olmuş olsalar da lüks ve kitlesel pazar markalarını başarıyla bir araya getiren bazı pazarlarda yeni bir hayat buluyorlar.”

Tabii lüks markaların bölgeye gelişi, bu yeni konumların sadece görünüşünü ve verdiği hissi değiştirmekten daha fazlasını yapıyor. Söz konusu bölgelerdeki gayrimenkul arzının sınırlı olması ve talebin ciddi oranda artması buradaki kiraların da yükselmesi anlamına geliyor ve metrekare başına ücretlerin yıllık 5-6 bin euro civarında olduğu görülüyor.


Kullanılan alanlar yeniden şekillendiriliyor

Bu arada şehir genelinde artan kiralar lüks segmentteki perakendecilerin bile mevcut alanlarından en iyi şekilde nasıl yararlanabileceklerini dikkatlice düşünmelerine yol açıyor. Örneğin, 2020'de Chanel, 15 atölyesini tek bir yerde birleştirerek 19. bölge ile Aubervilliers en Seine-Saint-Denis arasında bir moda fabrikası açacak.

Veronique Nocquet “Bu moda evleri, zirvede kalabilmelerini sağlamak adına sahne arkası çalışmaları için daha düşük kira alanlarına ihtiyaç duyuyor” diyor. Amaç, birçok alanda yetenekli tasarımcıları bir araya getirerek yüksek kaliteli yaratıcı laboratuvarlar oluşturmak…

Tüm bunlar olurken lüks perakendecilerin önemli adımlar atmayı planladığı bir diğer alan ise online satışlar… Düzenli olarak lüks perakendecilerden alışveriş yapan müşteriler, ürünlerin gerçekte nasıl göründüğünü, nasıl hissedildiğini anlamak adına ve mağazaların ihtişamlı iç tasarımlarıyla yarattığı ambiyansı tecrübe etmek için hala mağazalara gitmeyi seviyor. Ancak lüks perakendeciler giderek dijitalleşen bir dünyada farklı nesillerin alışveriş şekillerine hitap eden yeni ve çok yönlü stratejiler geliştirmeleri gerektiğinin farkındalar. McKinsey’nin araştırmasına göre 2025 yılında her 5 lüks ürün satışından biri internetten yapılıyor olacak. Veronique Nocquet’ye göre bu konuda da gerekli adımlar atılırsa Fransa'nın uzun yıllar boyunca lüks alışveriş ile eş anlamlı kalacağına şüphe yok.