Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Perakendenin Mikro Devrimi: Otomatlar

Teknolojiyle birlikte gelişen ve yaratıcı fikirlerle karşımıza çıkan otomat perakendeciliği ABD, Kanada, Avrupa ve Japonya’daki yayılımını hızla sürdürüyor... Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin de gelecek vaat eden bu sisteme ilgi gösterenler arasında...


​​ABD perakende marketi Best Buy’ın yeni nesil çalışanlarıyla, elektronik ürünleri satın almak çağ ötesi bir alışveriş tecrübesi haline geldi. Best Buy’ın New York mağazasında müşterilerin duvarın üstündeki dokunmatik ekran aracılığıyla sipariş ettikleri DVD, video oyunlar gibi ürünler, Chole isimli bir robot tarafından ulaştırılıyor.

Nike ve Coca-Cola gibi büyük markalarla beraber Best Buy da otomatların hantal ve eski moda imajını yıkmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Günümüzün ‘otomatik alışveriş makineleri’ fazlasıyla interaktif. Üstelik artık otel lobilerinden AVM’lere, tren istasyonlarından mağazalara kadar çok çeşitli lokasyonlarda bulunuyorlar.

Perakendeciler için işlevsellik ve konfordan öte bir stratejik öneme sahip olan bu otomatlar, ileri teknoloji tasarımları ve esprili diyalog kabiliyetleriyle markalar tarafından yeni jenerasyonların, zaruri tüketicilerin ve diğer hedef kitlelerin dikkatini çekmek için sıklıkla kullanılıyor.

Perakende otomatlarının en önemli kullanım nedeni tabii ki konfor. Bu otomatların genellikle az kullanılan yerlere yerleştirilebileceğini belirten JLL ABD Kiralama Direktörü Tracey Hatley, “İki taraflı bir kazanım sözkonusu. Otomatlar bu şekilde hem tüketiciye hem de perakendeciye çift taraflı kazanım sağlıyor. Bunun yanında otomatların çok az seviyede insan gücü gerektirmesi ve buna bağlı olarak yatırım maliyetlerinin düşük olması ise başka bir avantaj. Üstelik cihazlar artık çok daha akıllı. Envanter kontrolü, satış takibi ve internet üzerinden gerçek zamanlı bilgi paylaşımı gibi fonksiyonları sağlayan analitik yazılımların da gelişimiyle, otomat perakendeciliği  boyut değiştiriyor ve yeni bir market oluşumuna doğru yol alınıyor. 

Teknoloji ve Robotbilimi

Bu mikro devrimi çarpıcı hale getiren sadece sadelik ve konfor değil elbette. Coca-Cola’nın üniversitelerdeki ‘Hug Me’ gibi interaktif makineleri, havaalanlarındaki Pink Benefit Cosmetics makineleri ya da Walkers Crisps​ markasının geçen yıl İngiltere’nin Londra şehrine yerleştirilen ve tweet attıkça aktif hale gelen otomatları gibi uygulamalar otomat perakendeciliğinin yayıldığı geniş lokasyon ve fonksiyon yelpazesinin birkaç örneği...  

JLL ABD Perakende Kanalları Ulusal Direktörü Josh Harris, kapı anahtarları üreten bir otomat örneğinden yola çıkarak, otomat perakendeciliğinin teknoloji ve robotbilimi ile içli dışlı olduğunu; ürün dağıtımını arttırmak yerine tüketicilere yaratıcı interaktif bir tecrübe yaratmaya odaklandığını belirtiyor.  Bu çerçevede Coca-Cola ve Nike’ın, çekirdek müşteri grubu olan öğrenci ve koşucuların ilgisini çekmek, onları eğlendirmek ve onlarla bağlantı kurmak için teknolojiyle kombinlenmiş bu perakende konseptlerini kullanmaları pek şaşırtıcı değil.

Coca-Cola’nın Singapur Ulusal Üniversitesi’ne kurduğu, otomata sarılan kişilere ücretsiz içecek vererek çalışan ‘Sarıl Bana’ makinesi, öğrencilerin o kadar ilgisini çekti ki firma bu formül ile çalışan çeşitli otomatları Tokyo, Stokholm ve İstanbul gibi birçok şehirde uygulamaya koydu. Nike’ın FuelBox adını verdiği, günlük FuelBand puanlarına karşılık çeşitli spor ürünleri veren otomat da aynı şekilde büyük ilgi gördü.   

Otomat makinelerinin yerlerinin kolaylıkla değiştirilebilmesi imkanının, perakende stratejistlerinin farklı fikirleri denemesine yardımcı olduğunu belirten Tracey Hatley, “Bu şekilde farklı konseptleri denemek mümkün oluyor. Eğer otomatınız için seçtiğiniz bölgede işler iyi gitmezse başka bir bölgeye geçersiniz olur biter” dedi. 

Bu tarz deneyim ve gelişimlerin perakendenin geleceği için farklı bir anahtar olduğunu ekleyen Josh Harris ise mağazaların küçülmeye yöneldiğini, satışların showroom üzerinden gerçekleştirilip, dağıtımların merkezler üzerinden kargo firmaları aracılığıyla yapılacağı bir sisteme odaklandıklarını belirtiyor. 

Globale Yayılmak   

Peki bu mikro-mağazalar gelecekte nasıl gelişecek? Otomat perakendeciliğinin ABD, Kanada, Avrupa ve Japonya’daki yayılımını sürdürmesi beklenirken Çin de yakın zamanda gelecek vaat eden bu sisteme karşı ilgisini gösterdi. 

Bu alandaki gelişim genellikle çok büyük markalar için çalışan firmalar tarafından yapılırken, daha küçük markalardan farklı ve yeni yaklaşımlar görmek de mümkün. Örneğin tıraş bıçağı ya da kahve kapsülü gibi market raflarında sönük bir konseptle satışa sunulan ürünleri akılcı otomat perakendeciliği sistemi ile eğlenceli bir etkileşim yaratarak sunmak mümkün.  

Tüketiciye Doğru Anlamak

Diğer yandan tüketicilerin değişen damak tadı da marketin sınırlarını değiştiriyor. Avusturalya’da glütensiz, vejetaryen, şekersiz, paleo gibi taze ve sağlıklı ürünlerin adresi ‘the Füd Revo-lution’, sabahları hazırladığı ürünleri gün içerisinde Melbourne’da bulunan otomatları aracılığıyla müşterilerine sunuyor. Brisbane merkezli  ‘All Real Foods’ firması da ‘Self Servis Kafe’ adıyla buna benzer bir servis sunuyor. Queensland Teknoloji Üniversitesi Tüketici Davranışları Uzmanı Gary Mortimer’ın yorumuna göre; bu sağlıklı otomatlar tüketici davranışlarına doğru cevap veren yenilikçi ve girişimci firmaların en doğru örneklerinden biri. Yakın gelecekte ofis binalarında, tren istasyonlarında, transit merkezlerinde, spor salonlarında ve kampüslerde bu tarz girişimleri daha fazla görmeye başlayacağız.

Tüm bu gelişmeler yeni bir perakende tecrübesi üretmesinin yanında, tüketicilerin bu yeni nesil tecrübeye bakış açısı ve kabullenmesiyle de çok ilgili. Bu noktada özellikle Millennials isimiyle anılan 1980 ile 2000 yılları arasında doğan neslin, otomat perakendeciliği konseptini kabullenip alışkanlıklarını bu yeniliklere adapte edebilmeleri büyük önem taşıyor.