Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Gelecek Çağırıyor! Peki İş Yerlerimiz Bu Yeniliğe Ayak Uydurabiliyor Mu?

​Film yapımcıları Steven Spielberg ve Robert Zemeckis 1980’lerin filmi ‘Geleceğe Dönüş’ü (Back To The Future) yaratırken, zihinlerinde, çok uzak görünen bir tarihte hayatın nasıl olacağını canlandırdılar: 21 Ekim 2015…


Aktör Michael J. Fox’un karakteri fütüristik teknoloji ve akıl almaz dünya olayları ile boğuşurken, izleyiciler şu soruların cevaplarını gerçekten merak ediyordu: “Uçan kaykaylar, giyilebilir teknoloji ve hands-free oyunlar gerçek olacak mı? 2015’te bu teknolojileri mi kullanıyor olacağız?” Cevaplarını artık biliyoruz…. Üstelik bu hayali buluşlar ve daha fazlası ile sadece evlerimiz ve özel hayatlarımız değil, iş yerlerimiz de teknolojik imkanlara en iyi şekilde adapte ediliyor.

Gerçek 21 Ekim 2015’i geride bıraktığımız şu günlerde, ‘Institute for the Future’ (IFTF) ve JLL Uluslararası Direktörü Bryan Jacobs, ‘CoreNet Global Summit North America’ konferansında iş geleceği hakkında büyük soruları ele alan  ‘2018 ve ötesi için donatılmış mısınız? adlı bir oturum sundu. 

Bu oturumda üzerinde önemle durulan konu şuydu: yeni iş yeri teknolojileri ortaya çıktıkça, verimliliği artırmak için bu gelişmelere ayak uydurmak artık iş yeri stratejilerinin olmazsa olmazı haline geliyor. Jacobs’ın bir blog yazısında bahsettiği gibi; mobil teknoloji ve in-office teknolojisi ofis dışında daha çok işin yapılmasına olanak tanıyor. Ofislerde çalışan başına daha az yere ihtiyaç duyulurken, uzmanların daha verimli hale getirilmesi de sağlanıyor. Diğer yandan mobilitenin artması mevcut altyapı donanımı ve IT’nin iş yerleri için birlikte çalışması gerektiğini anlamına da geliyor.

Fakat mevcut donanımlar ve IT eforlarını koordine etmeye hazır mı? Peki ya üst yöneticiler ve iş yeri stratejistleri bu yeni teknolojilerin mümkün kıldığı mobil, esnek geleceğe hazır mı?

Hazır ya da değil, geleceğin iş yerleri burada

Akıllı binalar, mobil cihazlar, video konferanslar ve kestirimsel analitik; hepsi ne zaman, nerede ve nasıl çalışacağımızı yeniden biçimlendirmeye başladı. Fiziksel ofisin yanı sıra mobilitenin imkan verdiği sanal çalışma alanlarında, teknoloji sonuna kadar kullanılıyor ve pek çok durumda tüm bunlar kurum kültürünü de değiştiriyor. 

İş modelleri her zamankinden daha hızlı değiştikçe, bugünün ofisleri de daha çok çağ ötesi hale geliyor.  Teknoloji platformları aracılığıyla bazı yönetim fonksiyonlarını outsource etme imkanı sunan Elance, LiveOps ve diğer online platformlar ile iş yapış şekilleri evrim geçiriyor. Otomatikleştirilmiş yönetim şu an fazlasıyla ‘olasılık dışı’ görünebilir ancak IFTF’in Araştırma Direktörü Devin Fidler’ın Harvard Business Review’da savunduğu gibi, “bazı yöneticiler bir yazılımla değiştirilebilir-ve hatta değiştirilecek.”

Sanayi Devrimi görünmeye başladığı sıralarda zanaat işleri hakkında da benzer bir tartışma yapılmıştı. Eserlerin otomatik yapılamayacağını iddia edenler bu fikre şiddetle karşı çıkıyordu. Ancak otomatik zanaatçılık hızla mümkün oldu ve seri üretim hatları 50 yılda dünyayı dönüştürdü. 

Uber, Lyft ve TaskRabbit gibi görev koordinasyonu ve paylaşım ekonomisi teknolojileri geleneksel çalışanların üzerinde iş atama ve organize etmenin yeni yollarını sunuyor. 

İleri görüşlü teknoloji ile önde olun

Tüm bunlarla birlikte artık iş günleri de alışık olduğumuz gibi değil. Mobil çalışma ve paylaşım ekonomisinin yükselişi ile birçok işçi geleneksel 9-5 iş dünyasına olumsuz bakmaya başladı.

Esnek ofisler, iş yerlerinin herhangi bir zamanda yeniden şekillendirilebileceği anlamına geliyor. Yapısı kolayca değiştirilebilen açık ofislerin sunduğu kolaylıklar nedeniyle pek çok şirket artık geleneksel ofislere rağbet göstermiyor. Bu da yine mobil iş yeri teknolojilerinin önemini vurguluyor. 

Peki hepimiz masa başı işimizi bırakmalı ve paylaşım ekonomisinin yeni üyeleri olarak kayıt mı yaptırmalıyız? Bu soruya “Hayır” yanıtını veren Bryan Jacobs sözlerini şöyle sürdürüyor: “Hayır masa başı işlerimizi bırakmayalım ama iş yerlerimizi sağlamlaştırmak için kafa yoralım, yeni teknolojilere geçiş sürecini kolaylaştıralım” 

Geleceğe dönüş mü? Aslına bakarsanız çoktan oradayız gibi görünüyor...

Şirketler, daha fazla esnekliğe ulaşmalarını sağlayacak türde iş yerleri bulmaları için servis sağlayıcılarına başvurmaya başladı bile.​