Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Robotlar gerçekten işimizi elimizden alacak mı?

Otomatik bilet ödeme makinelerinde muhatap alacak biri olmadığı için sorun yaşamak canınızı sıkabilir. ‘İyi günler’ dileyen bir insan sesi duyamamak da yalnız hissettirebilir. Ancak makineler ve robotlar hayatımıza girmeye devam ettikçe bu hisler artacak


Makinelerin, robotların insanın yerini almaya başlaması yeni karşılaştığımız bir durum değil elbette. Hatta uzmanlar 20 yıl sonra robotların pek çok sektörde insanların işini elinden alacağını ve işsizliğin artacağını düşünüyor. İş yapıştaki hata payını azaltan, enerji ve iş gücünde tasarruf sağlayan robotların iş verenler tarafından daha çok tercih edilmeye başlaması kaçınılmaz. Hatta geçen Temmuz’da Japonya’nın Nagazaki şehrinde dünyanın ilk robot oteli açıldı. Henn-na adlı otelde 3'ü resepsiyon görevlisi, 4'ü kapıcı, 2'si temizlik ve 1'i vestiyerde görevli olmak üzere 10 robot çalışıyor. Üstelik bu robotlar Japonca, Çince, Korece ve İngilizce konuşabilmenin yanı sıra müşterilerle göz teması da kurabiliyor. Konuştuğu konuya göre tonlamalar yapabiliyor… Sadece çalışanları değil, otelin kendisi de yüksek teknolojiyle donatılmış. Odaların kapılarında yüz tanıma teknolojisi kullanılıyor. Odaların içinde ise müşteri için en uygun sıcaklığı ayarlamak amacıyla vücut sıcaklığını belirleme sistemi çalışıyor. Yatırımcılar çalışan olarak robotları kullanarak iş gücü maliyetinden tasarruf ettiklerini ve böylece müşterilere daha uygun konaklama fiyatları sunabildiklerini söylüyor. Projenin başarılı olması halinde yatırımcılar robot otelleri geliştirmeye devam ederek sayılarını dünya genelinde artırmayı planlıyor.

Her ne kadar bu durum bazı uzmanlar tarafından “Robotlar işimizi elimizden alacak” şeklinde yorumlansa da, bazı iddialara göre robot teknolojisinin gelişimi dünya üzerinde yapılan her bir işin, dörtte birinin dönüşeceği anlamına geliyor. Akılllı ve çevik makineler insanlardan çok daha işbirlikçi bir yönetim yapacak. Ama en büyük değişim maliyetlerde olacak. JLL Asya Pasifik Piyasalar Müdürü Jeremy Sheldon daha verimli olmanın, sadece çalışma alanı kullanımının azaltılması anlamına gelmediğini belirterek “Bu konu, daha çok iş yerinin nasıl işletildiği ile ilgilidir. Önümüzdeki süreçte teknoloji ile işlerin ne kadar gelişeceğini izlemek heyecanlı olacak. Çünkü bu gelişimin sınırını öngöremeyiz. Teknoloji şu anda işleri yok etmiyor, dönüştürerek daha iyi yapılmasını sağlıyor” dedi. 

Aslında robot devriminin kalbinde Asya görünüyor. The Wall Street Journal’a göre; Güney Kore’de imalat sanayide çalışan her 10 bin kişiye karşılık 437 endüstriyel robot yar alıyor. Japonya 306 bin 700 rakamı ile dünyada en çok endüstriyel robota sahip ülke. Amerika’nın 237 bin 400, Çin’in 182 bin 300 robotu var. 

Peki robot teknolojisi çalışma şeklimizi değiştirecek mi? Uzmanlara göre bu değişimin beş yolu var:

1)  İmalat tesislerindeki robotların, tamamen ağır kaldırma odaklı iş tanımları değişecek ve ince ayarlı roller üstlenerek insanlarla birlikte çalışacaklar. Rethink Robotics şirketi Baxter gibi işbirlikçi robotlar yapıyor. Rethink’in yeni jenerasyon Sawyer isimli robotu ise endüstriyel robotlar için fazla karmaşık olan, ‘devreleri kontrol etmek’ gibi görevleri titizlikle yapıyor. Bu durum,  ‘robotlar’ ince işleri yapamaz algısını kırmaya başladı bile. 

2) Robotlar bazı işleri saf dışı bırakırken, aynı zamanda veri yönetimi ve bilgisayar mühendisliği gibi bazı yeni işler de yaratıyor. Bazı yorumcular 69 milyon gibi bir rakam dile getirirken, Forrester Research’ün raporuna göre; ABD’de 2025 yılına kadar 9.1 milyon kişi robot teknolojisine karşı işini kaybedecek. Ama 2019’a kadar olan süreçte makineleşme var olan işlerin yüzde 25’ini dönüştürecek. 

3) İnsanlar artık işi hızlı bitirmekle ilgilenmeye başlayacak. Şu anda Avustralya Perth’teki Fastbrick Robotics’te geliştirilmekte olan robot Hadrian, en yüksek hızla bir saatte 1000 tuğla örebiliyor ve sadece 2 günde mülkün çerçevesini oluşturabiliyor. Böylece duvarcının rolü binlerce yıldır ufak ufak değişerek mühendis olmaya dönüştü.

4) Makineler kendilerine öğretebilecekler. California Üniversitesi’ndeki çocuk benzeri robot Brett, bir bebek ya da yürüyemeye yeni başlayan bir çocuk gibi deneme yanılma yoluyla öğreniyor. Fakat beyni derinlemesine öğrenme yoluyla sıradan görevleri idare edebilmek için hızla gelişiyor. Cyberdyne gibi firmalar, (Japonya merkezli robot geliştirme şirketi) imalat dışı amaçlar için makine tasarlarken onların için yapay zeka yerleştiriyor. Tokyo’daki Haneda Havalimanı’nda temizlik ve bavul taşıma işini robotlar yapıyor. Ayrıca Japonya’da, Softbank Grubu sokakta promosyon ürünleri dağıtabilen ve ev işlerinde yardımcı olan Pepper’ı yarattı. 

Ancak diğer yandan, robotlar gün geçtikçe daha komplike hale gelecek. Bu da onları yönetecek kalifiye eleman ihtiyacını artıracak. 

5) Self-service modeli kural haline gelecek. Fakat bu bazı iş rollerini diğerlerinden daha çok etkileyecek. Forrester Research’ün öngörüsüne göre; 1 milyon B2B satış personeli 2020’ye kadar işlerini kaybedecek. Çünkü alıcılar online satın almayı tercih edecek. Diğer yandan kargo hizmetlerinde patlama yaşanacak.