Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Japonya otelleri 2020 Olimpiyatları ile nasıl baş edecek?

Tsunami ve nükleer felaketler bir süre için ilgiliyi azaltsa da, Tokyo’nun ilginç sokaklarından, Kyoto’nun geleneksel çay evlerine kadar, Japonya’nın eşsiz kültürü turist sayısının gün geçtikçe artmasını sağlıyor. Bu artış otel sektörünü dönüştürüyor...


Japon Ulusal Turizm Organizasyonu’nun verdiği bilgiye göre; Japonya bu yıl, 2014’teki 13 milyon 400 bin kişilik ziyaretçi rekorunu kırmayı hedefliyor. Bu hedef yolunda ‘yen’deki gerileme ve vize uygulamalarındaki gevşemenin yanı sıra, komşu ülkelerden ucuz uçak bileti ile seyahat etme imkanının getirdiği turist ilgisine de güveniyor. Bu yılın ilk yarısında gelen 9 milyon 14 bin ziyaretçi ile Japonya halihazırda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artış göstermiş durumda. 

Turist sayısındaki bu artış düzenli olarak devam ederse, Japonya hükümeti yaz olimpiyatlarının yapılacağı 2020 yılı için belirlediği ‘yılda 20 milyon ziyaretçi’ hedefine çok daha önceden ulaşabilir. Böylece turizm gelirleri de doğal afetler, demografik dönüşüm, küresel mali kriz ve ‘Lost Decade’ olarak anılan 1990'lardaki uzun durgunluğun etkileriyle yıpranan Japon ekonomisine potansiyel desteğini artırabilir. Çünkü Japon Turizm Ajansı’na göre; yabancı turistler sadece 2014’te ülkede 2 trilyon yen harcadı. 

Bununla birlikte Japonya’nın konaklama arzı bu turizm patlaması nedeniyle baskı altında. Turizm otelcilik araştırma şirketi STR Global’ın verilerine göre; Tokyo’da mevcut 100 bin otel odası bulunuyor. Otel planlamalarına göre gelecek 3 yıl boyunca bu rakama sadece 7600 oda daha eklenecek. Ayrıca devam eden iş gücü sıkıntısı ve ana maddelerin ithalatındaki giderlerin artması nedeniyle inşaat maliyetlerinde keskin bir artış görülüyor. Bu da yeni otellerin inşasını zorlaştırıyor.

Mülk yönetimi... Var olanı daha iyi yapmak

İşte 2020 Yaz Olimpiyatları için otel sıkıntısının yaşandığı bu noktada mülkleri iyi yönetmenin önemi ortaya çıkıyor. Arz yetersizliği ve inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle geliştiricilerin pratik çözümlere yönelmesi gerektiğini söyleyen JLL Japonya’nın Otel ve Ağırlama Grubu Müdürü Tom Sawayanagi, “Otellerde oda başına düşen yatak sayısını artırarak ya da mevcut binaları pansiyonlara dönüştürerek çözüm bulma yolu mantıklı olacaktır” dedi.

Diğer yandan hükümetin de geliştiricileri nasıl teşvik edeceğini düşünerek önemli bir rol oynayabileceğini söyleyen Sawayanagi, “Tokyo’daki Mandarin Oriental ve Ritz Carlton örneğine baktığımız zaman, her ikisinin de yüksek katlı karma kullanım projeleri olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni Tokyo Metropolitan Hükümeti’nin ofis alanı olarak kullanmadıkları yerleri bu otellerin geliştiricilerine bonus kat olarak sağlamış olmasıdır” dedi.

Tokyo’nun gayrimenkul pazarında, ofis alanları otellerin iki katı kadar karlı. Sonuç olarak Tokyo’daki dört yıldızlı sektör daralıyor. Yukarıda belirtilen devlet teşviği sayesinde  şehirde büyük ölçekli karma kullanım komplekslerinin bir parçası olarak pek çok lüks otel bulunuyor. Fakat dört yıldızlı otellerin sayısı oldukça az.

Tom Sawayanagi “Nüfusunun gittikçe azalmasına rağmen Tokyo’da konut pazarı otellere göre daha karlı. Ancak yakında oteller karlılık açısından konutları geçecek gibi gözüküyor. Uluslararası seyahatçilerin sadece çok küçük bir kısmının Japonca anlayabildiği gerçeği kabul edilerek, şehirlerin altyapılarının turistlerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerekiyor. Narita Express biletinin İngilizce olması, duvarların içine gömülmüş elektrik prizi adaptörleri olması, atm yeteneklerinin artırılması gibi bu düzenlemeler Japonca bilmeyenler için şehri daha erişilebilir hale getirir.

Ancak tüm bu zorluklara rağmen, Japonya’da otel sektörünün güçlü ve olimpiyatlara hazır olduğuna inanan Sawayanagi, “Tokyo yaklaşık 140 bin konuk odasına sahip ve bu rakam Londra’nın Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yaptığı yılda sahip olduğu oda sayısından fazla. Otel geliştirmeleri şu anda inşaat maliyetindeki zamlar nedeniyle durgun ancak otel performansları çok iyi gidiyor” dedi.​