Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Turnuvalar ve kupaların perde arkasında ‘STADYUM’lar

Zemini iyi yönetmek stadyum çalışanlarının üzerindeki tek baskı unsuru değil. Binanın tüm süreçleri, iyi bir şov ortaya koyarak, mükemmel bir müşteri deneyimi yaratmak açısından büyük önem taşıyor...


Dünyanın en eski tenis turnuvası unvanını taşıyan Wimbledon, izleyicilerin soluklarını kesen ve bu sırada kortları asfalttan daha çok yıpratan rekabet dolu oyunlardan sadece iki hafta sonra, kazananları yine aynı kortlarda taçlandırdı. 

Kanada’da yapılan 2015 FIFA Kadınlar Dünya Kupası, turnuva boyunca 6 şehirden 1 milyon 300 bin futbol hayranına ev sahipliği yaptı. Sadece stadyum dolup taşmakla kalmadı, ABD’nin Japonya’yı 5-2 yendiği final maçı 25 milyon 400 bin kişiyi televizyon karşısına oturtarak izlenme rekorları kırdı. Karşılaşma ABD tarihinin en fazla izlenen futbol maçı olarak kayıtlara geçti.  

Bu yazın başlarında Chicago Blackhawks, dışarda nem ve sıcak rüzgarlar taraftarları selamlarken United Center’daki mükemmel soğutulmuş buz pistinde Stanley Cup’ı kazanarak Kuzey Amerika'da buz hokeyinin en üst düzey başarısını elde etti. 

Tüm bunlar taraftarlar için spor takviminde sık sık yer alan etkinliklerken, stadyumu yöneten kişiler için ise günlük işin bir parçası… Tabii ki yeni hafta yeni etkinliklerle geliyor. Statlar sadece maçlar için değil, konserler ve ödül törenleri gibi etkinlikler için de her zaman hazır olmalı...

JLL Mülk Yönetimi Operasyonları Kıdemli Başkan Yardımcısı Kim Sinkovic, “Bir arenayı yönetirken çeşitli etkinlikleri dikkate almak gerekir. Zeminin ihtiyaç duyacağı değişimleri, kameramanların duracağı yerleri ve on birlerce kişinin kapılardan aynı anda girip çıkacağını planlamak önemlidir. Üstelik sadece etkinlikleri sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmek ve mükemmel bir müşteri deneyimi yaşatmak değil, bina sahibi için tasarruflu operasyonlar yapmak da kritik öneme sahiptir. Tesis yönetimi iyi yapıldığında verimlilik, tasarruf ve başarı  birlikte gelir” dedi. ​

Doğru teknolojiye yatırım yapmak

Hiçbir resmi sponsor olmamasına rağmen FOX, 2015 FIFA Kadınlar Dünya Kupası yayını sırasında 40 milyar dolar reklam geliri elde etti. Wimbledon ise 50 milyon dolar getirdi. Arenalarda gelir getiren işler yapıldığı oldukça açık, fakat karlılık için etkili mülk yönetimi gerekiyor. Maliyetleri azaltmak için doğru teknolojileri kullanmak, iç ve dış sıcaklıkları hizalayarak hem sahanın durumunu iyi ayarlamak hem de izleyicilerin aşırı soğuk ya da sıcaktan rahatsız olmasını engellemek gerekir. Üstelik bina yönetiminde tercih edilecek çevreci uygulamalar ile tasarruf sağlamak mümkün.

Hürriyet Gazetesi’nden Ahmet Can’ın haberine göre; bu yıl Türkiye’deki futbol takımları sadece oyunlarıyla değil yeşil sahalarıyla da fark yaratmayı amaçlıyor. 3 büyük takımın stadyumlarının yanı sıra Anadolu kulüplerinin ilk kez bu yıl kullanıma açtığı stadyumlarda teknoloji kapışması yaşanacak. Birçok farklı teknolojik yenilikle donatılan Türkiye’deki stadyumlar, taraftarların maç izleme keyfini arttıracak, doğayı daha fazla koruyacak.

Bu yıl cep telefonu çekmeyen stat kalmayacak. Futbol kulüpleri, mobil iletişim şirketleriyle anlaşarak Wi-Fi ve yeni nesil teknoloji olan 4.5G hizmeti sunmaya başladı. Taraftarlar için özel olarak geliştirilen uygulamalar ise maç izleme zevkini katlıyor. Stadyumlarda yapılan teknolojik yatırımlara doğayı korumak için yapılan çalışmalar da ekleniyor. Kulüpler, stadyumlarında elektrik üretiyor, yağmur suyu depoluyor.

Çimlere solaryum sistemi

Konya Büyükşehir Torku Arena da çimler için özel bir teknoloji bulunuyor. Yaklaşık 850 bin liraya mal olan solaryum sistemi sayesinde çimler daha kaliteli bir şekilde yetiştirilebiliyor. Belirli sayıda lambayı üzerinde taşıyan iki alüminyum panelden oluşan bu sistem, gece-gündüz suni güneş ışığı sağlıyor.

Havayı bile temizliyor

Trabzon’da şu anda inşaatı devam eden Akyazı Stadyumu, ‘akıllı çatısı’ sayesinde 245 dönümlük yeşil alanın havasını temizleyebilecek. Yarı saydam çatıdaki fotokatalitik özelliği bulunan titanyum oksit kaplama, yüzeydeki organik maddelerden oluşan kirleri ve çevreye zararlı partikülleri ayrıştırıyor ve bu partikülleri nitrata dönüştürerek çatı yüzeyini sürekli temiz tutuyor. Kaba inşaatı bitirilen stadın 2015-16 sezonunda kullanılmaya başlanması bekleniyor.

Çatıdaki teknoloji

Uzun zamandan beri inşaatı süren ve bu sezona yetiştirilen Bursaspor Timsah Arena, teknolojik bir çatıya sahip. Asma-germe sistemiyle inşaa edilen Timsah Arena’nın çatısı sadece farklı bir tasarıma sahip olmakla kalmıyor, zorlu hava şartlarına da dayanabiliyor. Stattaki teknolojik çatı malzemeleri ise İstanbul’da üretiliyor.

Yağmur sularını depoluyor

25 bin kişilik Sivas Arena’nın en önemli özelliği Türkiye’nin ilk ekolojik stadı olması. Stad, yağmur ve kar sularını depolayarak, enerjisinin bir bölümünü bunlardan üretecek şekilde dizayn edildi.

Elektriğini üretiyor

Geçtiğimiz günlerde tamamlanarak Süper Lige hazırlanan Antalya Arena’nın ise teknolojik bakımdan en çok dikkat çeken özelliği elektrik üretmesi. Antalya Arena, stadın üzerine kurulan 5 bin 400 adet güneş enerjisi paneli sayesinde 1.4 megawatlık bir güç üretebiliyor. 

Mülk yönetimi tabii ki tasarrufun ötesinde güvenlikle de ilgili. Her yıl milyonlarca kişiyi ağırlayan bu arenalarda test edilmiş bir acil eylem planı olması çok önemli. Sık sık güncellenen ve iyi prova edilen bir eylem planının varlığı ve bu planı uygulayacak ekiplerin görevlerini iyi anlaması, gerçek acil durumlarda binlerce hayat kurtaracaktır. Çünkü tıpkı arenalardaki spor etkinlikleri gibi, etkili mülk yönetimi de takım çalışması ile birlikte geliyor.