Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Kanada sürdürülebilir binalar yönetmekte dünya lideri, Türkiye de ilk 10’da!

Dünya genelinde 150’den fazla ülke ve bölgede uygulama alanına sahip olan LEED projeleri, Antarktika hariç her kıtada yapılıyor...


Dünya genelinde 150’den fazla ülke ve bölgede uygulama alanına sahip olan LEED projeleri, Antarktika hariç her kıtada yapılıyor. Empire State Binası, Maracana Stadyumu ve TAIPEI 101 gibi uluslararası bilinirliğe sahip simgeler, artık LEED sertifikalı mekanlara dönüştürüldü.

ABD Yeşil Bina Konseyi’nin (USGBC), dünyanın en yaygın kullanılan ve tanınan yeşil bina sınıflandırma sitemi olan LEED kapsamında yaptığı En İyi 10 Ülke sıralaması, yeşil hareketin tüm dünyaya yayıldığını gösteriyor...

LEED'in ortaya çıktığı ülke olan Amerika Birleşik Devletleri, her yıl yapılan En İyi 10 Ülke sıralamasına alınmıyor ancak halihazırda dünyanın en büyük LEED pazarı konumunda. ABD, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) açısından dünyanın en büyük ekonomisi ve sera gazı yayıcıları açısından dünyada ikinci sırada yer alıyor.

İlk 10’da her sene, ABD dışında bulunan ve sürdürülebilir tasarım, yapı ve dönüşüm anlamında önemli adımlar atan, yeşil binalara yönelik sürekli artan uluslararası talebin bulunduğu ülkelere yer veriliyor. 2015 yılına ait listede yer alan 10 ülke ise, coğrafik ve kültürel açıdan farklılık göstermekle beraber, GSYİH açısından dünyanın en büyük tek uluslu 20 ekonomisinden yedisini (Çin, Almanya, Brezilya, Hindistan, Kanada, Güney Kore ve Türkiye) ve sera gazını en çok yayan 11 ülkeden altısını temsil ediyor. (Çin, Hindistan, Almanya, Güney Kore, Kanada ve Brezilya).

Diğer ülkelerden kat kat fazla göl sayısı gibi, doğal kaynakları ile ünlü olan Kanada, LEED sertifikasyonu kapsamında hazırlanan 2015’in En İyi 10 Ülke listesinde Çin’in neredeyse iki katı rakamlarla zirvede.

JLL Toronto’nun Kullanıcı Stratejileri ve Çözümleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Barbara Ciesla, Kanada’nın sürdürülebilirlikteki bu başarısını şöyle anlattı: LEED, Kanada’da bina süreçlerinde geliştiriciler, tasarımcılar, müteahhitler, işletmeciler ve kullanıcıları başarıyla destekleyen bir sistem sağlayarak sürdürülebilirlikte bir ivme yakalanmasına imkan yarattı. LEED’in yaratıcısı Amerika’nın komşusu ve ticari partneri olmak, Kanada’nın LEED’i benimsemesini ve hızlı yayılmasını sağladı. Kanada’nın vizyonerleri ile mimarlık, mühendislik ve geliştirme alanlarındaki liderleri, Kanada Yeşil Bina Konseyi’ni kurmaya çalıştı ve belgelendirme sisteminin benimsenmesi gerektiğini savundu. Kanada’da yer alan Amerika merkezli firmaların geliştiricilerden ve bina yönetimlerinden LEED ile ilgili taleplerde bulunması da pazarı teşvik etti.

9’uncu sıradaki Türkiye, LEED listesindeki ilk 10 ülke arasında ilk defa yer aldı. Bu başarıyı, 2014 yılında ülkedeki LEED sertifikalı mekanların GSM (brüt metrekare) miktarındaki yüzde 258 oranındaki artış sağladı. Yeni belgelendirilmiş mekan sayısı, 2014 yılında gerçekleştirilen LEED belgelendirmesi açısından 2011, 2012 ve 2013 yıllarının toplamından daha fazla oldu. Türkiye böylece LEED kullanımını dört katına çıkardı. 

2014 yılında Türkiye'de belgelendirilen önemli projeler arasında Palladium Antakya Alışveriş Merkezi (LEED Gold), İstanbul Rönesans Tower (LEED Platinum), Konya Bilim Merkezi (LEED Gold), İstanbul Torun Tower (LEED Gold) yer alıyor.

Merkezi lokasyonu, mimarisi, alt yapısı ve A Plus ofis özellikleriyle ofis anlayışına farklı bir bakış açısı getiren JLL Türkiye Genel Merkez Ofisi de geçen yıl ‘LEED Gold Sertifikası' aldı. JLL Türkiye Genel Merkez Ofisi'nde;

  • Su kullanımını azaltmak için yüksek verimli sensörlü bataryalar kullanılıyor ve şebeke suyundan yüzde 45 tasarruf ediliyor. 
  • Düşük debili rezervuar ve pisuar sistemiyle de su oluşumu yüzde 50 azaltılarak kanalizasyon sistemlerinin kullanımı hafifletiliyor.
  • Ofis, toplu taşıma araçlarına yakınlığı ile toplu taşımayı, bünyesinde bulunan havuz araç sistemi ile de minimum araç kullanımını teşvik ediyor. Böylece bireysel araç kullanımından doğan karbondioksit salınımının azalmasına katkı sağlıyor. 
  • Çalışma alanlarında uygulanan aydınlatma tasarımı, gün ışığı ve varlık sensörleri ile ışık kirliliği ve tüketimi azaltılıyor. Enerji maliyetinde yüzde 25 tasarruf sağlanıyor.
  • Ofis alanı hava kalitesinin korunması için klima santrallerinde yüksek verimli filtreler kullanılıyor ve ofis içerisine standartlara uygun taze hava veriliyor. 
  • Ofiste yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynağı olan rüzgar enerjisinden üretilen elektrik enerjisini kullanılıyor. 
  • Aynı zamanda yerel ekonomiye katkıda bulunmak ve nakliye kaynaklı yakıt tüketiminden dolayı oluşan çevre kirliliğini önlemek amacıyla, mobilya maliyetinin yüzde 50'sinde yerel malzeme tercih edildi.