Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Teknoloji ve girişimciliğin adresi değişiyor…

Teknoloji ve girişimcilik ile geleneksel ilişkisi olan şehirler düşünün. Listenizde muhtemelen San Francisco, Stockholm ve Seul gibi şehirler vardır...


Sıraladığınız gözde şehirler bir yana, artık tarihinde teknoloji odaklı girişimcilikle hiç ilgilenmemiş ya da biraz ilgisi olmuş bazı şehirlerin, vatandaşlarına daha iyi hizmet sunmak ve küresel inovasyon ekonomisinde kendilerine iyi bir isim yapmak için teknolojiyi kullandığını görüyoruz. 

Şili’de Santiago, Kenya’da Nairobi gibi şehirler, gelişen start-up projelerinin ve uluslararası teknoloji şirketlerinin bölgelerine hızlı girişinin getirdiği faydaların keyfini çıkarıyorlar.

Başarının hiçbir sihirli formülü olmamasına rağmen, bu şehirlerin bazı ortak özellikleri var. JLL Araştırma Direktörü Jeremy Kelly, “Bu düşük ve orta gelirli şehirler, yeteneklerin teşvik edilmesi, gayrimenkul arzlarının iyileştirilmesi, giriş engellerinin azaltılması, altyapı kalitesinin ve kamusal alanın dönüştürülmesi gibi yollarla yeni ürünler ve hizmetler geliştirmek için büyük değişiklikler yapıyorlar. Bu da onlara rekabet avantajı sağlıyor ve küresel değer zincirinde yukarı çıkmalarına yardımcı oluyor.

Afrika’nın kalbinde itibar inşa ediliyor… 

Nairobi, Silikon Vadisi’nin bir benzeri olan Konza Teknoloji Şehri (Konza Techno City) ile itibar inşa etmeye çok yakın zamanda başladı ama bu dev yatırımın kalkınma sorunlarına sunduğu teknoloji çözümleri hızla büyüdü. 

Konza Teknoloji Şehri’nin projeleri, işbirlikçi veri paylaşımı oluşturmaya, analiz ve görselleştirmeye yardımcı oluyor. Ayrıca insanların ve malların kalabalık bir metropol etrafında dolaşımını artırıyor. Bankacılık ve piyasa bilgileri uygulamaları bilgiyi dönüştürerek, küçük ölçekli ticari aktörlerin karar verme sürecini etkiliyor. 

Start-up projeleri desteklemek Nairobi’nin gelişiminde önemli bir rol oynuyor. iHub, çeşitli ülkelerden dijital meraklısı girişimciler ve yatırımcılar için kaynaşma noktası olarak hizmet veren forumların öncülerinden oldu. 5 yılda 16 bin üye, 150 start-up teknoloji ve 1300’ün üzerinde iş oluşturarak benzer kurumlara ilham verdi. Bu hızla gelişen teknoloji sahnesi, Nairobi’yi Google, Intel ve IBM gibi teknoloji devleri için tercih edilen bir Afrika üssü yaptı. Nairobi, bu teknoloji sahnesini yine teknoloji firmaları tarafından finanse edilen 3 üniversitenin mezunlarıyla beslemeye başladı. 

JLL’nin yakın zamanda açılan Nairobi ofisinin başkanı Lucy Githinji, “Teknoloji sektörü Nairobi’yi yeniden şekillendiriyor. Nüfusun yarısından fazlası artık taksi arama, banka işlemleri, mobil ödemeler gibi her şeyi yerli ürünlerle yapıyor. Teknoloji sektörü artık Nairobi’de ekonominin en hızlı büyüyen parçası ve aynı zamdan ticari gayrimenkul sektöründe talebi artırıyor. Nairobi’nin dinamizmi JLL’nin son ‘Şehir Gelişim Endeksi’ raporunda da büyük bir artış  gösterdi. Nairobi raporda dünya çapında dinamizmi en yüksek olan 20 şehir arasına girdi” dedi.

Tüm bu girişimcilik fikirleri ve ortaya çıkan etkileyici girişimcilik hikayeleri başka şehirlere de harekete geçme konusunda ilham oluyor. Geçmişinde teknoloji odaklı girişimcilikle hiç ilgilisi olmayan şehirler birbirinden yaratıcı girişimcilik projelerine imza atmaya başlıyor.

Santiago Güney Amerika şehirleri arasında öne çıkıyor

Nairobi’den millerce uzaklıktaki Şili'nin başkenti Santiago da sıçrama yapan başka bir şehir. Yenilikçi ve start-up’ları destekleyen kimliği halihazırda uluslararası endesklerde görülebiliyor. Santiago, Startup Genome’nin dünya çapındaki ‘En İyi 20’ yer listesindeki birkaç orta gelirli şehirlerden biri.

JLL’nin Şili Ofisi Başkanı Marcelo Carrere, “Hızla büyüyen teknoloji endüstrisi Santiago’nun çok güçlü ekonomik performansının arkasındaki önemli bir faktör. Girişimcilik projeleri ve teknoji alanındaki büyüme aynı zamanda altyapısal sorunları çözmeye de yardımcı oluyor. Mobil telefonların kapsamını geliştiren uygulamalardan ve öğrenciler için hazırlanan eğitim yazılımlarından söz etmek mümkün” diye konuştu.

Araştırmalar gösteriyor ki; şehirlerin iş yaratma oranı ve gelir artışı, dünya çapında yatırım yapılacak gözde şehirler haline gelmelerine büyük katkı sağlıyor. Santiago Latin Amerika’da kurumsal yatırım için tercih edilen ilk üç yerden biri haline geldi ve dünya çapında gelişmekte olan en çekici yatırım yerlerinden biri seçildi. 

Marcelo Carrere, “Bu etkileyici istatistiği yakalamak için, perde arkasında birçok iş yapılması gerekti. Şehir otoriteleri ve ulusal otoriteler lokal inovasyon ekonomisini desteklemek için önemli kaynakları seferber etti. Start-Up 2010’da Şili’nin ekonomik kalkınma ajansı tarafından teşvik edilen önemli bir girişimdir. Böylece küçük işletmeler için uluslararası finansman ve hazırlık dönemi sunan bir platform yaratılmıştır. Ayrıca birçok özel girişim 'Club de Innovacion' ve 'BeST Innovation' gibi networking ajansları liderliğinde inovasyon ekonomisini destekliyor” dedi. 

Kelly’ye göre: Santiago ve Nairobi, farklı ihtiyaçları olan pek çok farklı start-up komünitesine ev sahipliği yaparken, zorluklarla fırsatları birlikte kucaklıyor. Başarılarının sırrı da burada yatıyor. Şehirler bu şekilde zorluklar ve fırsatları birlikte kucakladıkça,  yeni girişimcilik hikayeleri de hızla artacak.