Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Su Şehirleri: Mühendisliğin Geleceği

Modern şehirlerin büyümek için bol bol yer bulduğu, aşırı nüfus yoğunluğunun geçmişte kald​​ığı, sürdürülebilirliğin standart haline geldiği bir dünya hayal edin… Sadece su şehirleri bu hayali gerçekleştirebilir...


Böyle şehirler karada olmaz... Onlar artık ancak dünyanın sunduğu yüzde 71’lik kullanılabilir alanda, suda inşa edilebilir.

Su şehirleri, JLL Mülk ve Varlık Yönetimi Direktörü Neil Worrall’in parlak buluşu. Neil Worrall bu fikriyle dünyada hızla artan nüfus nedeniyle oluşan yer krizine çözüm getirerek, Avrupa’da gayrimenkul alanında en prestijli bilgi kaynağı olarak kabul edilen Estates Gazette’nin ‘Next Big Thing’ adlı uluslararası yarışmasında ödül kazandı. 

Yüzen şehirler kavramının kendisi yeni olmasa da Worrall’in iddialı planı yeni bir çözüm sunmak için gerçekçi ve fütüristik unsurları bir araya getiriyor. Worrall fikrini şöyle dile getiriyor: “Bu tarz şehirleri oluşturmak için gerekli pek çok teknoloji halihazırda zaten var. Örneğin büyük petrol platformları belirli ilkeler kapsamında deniz yatağına inşa ediliyor.  Bahsettiğim su şehirleri hidrolik kriko sistemi üstünde altıgen levhaları birbirine bağlayan bir dizi ile inşa edilecek. Şehirler, küresel ısınma dalgalarına karşı yukarı çıkarılabilecek ya da istendiğinde deniz seviyesine indirilebilecek. Böylece doğal afetlere eğilimli alanlar deprem ve tsunamiye dayanıklı hale getirilebilecek.”

Worrall, her biri 500 mil kareyi kaplayan 100 su şehri inşa edilmesini öngörüyor. Bu plana göre, her mil kare başına 15.000 kişilik nüfus yoğunluğu ile 750 milyon kişiye ev sağlanacak. 

Birçok modern şehrin gelişiminde olduğu gibi burada da anahtar kelime sürdürülebilirlik olacak. Su şehirlerinde karbon pozitif evler, adımları enerjiye dönüştüren kaldırım sistemleri gibi güneş ve rüzgar enerjisi de dahil temiz enerjileri kullanabilen yenilikçi teknolojiler, yeterli içme, yıkama, sulama suyu sağlamak için tuzdan arındırma gibi sistemler kullanılacak.

Worrall’e göre bu şehirlerde arabalar ve uçaklar yasaklanacak, bölge sakinleri bisiklet ya da hidrojen yakıt hücresiyle çalışan toplu taşıma araçlarını kullanacak. Başka şehirlere ulaşım ise yüksek hızlı trenlerle sağlanacak. Bunun için raylı sistemler, gel git seviyelerinin üzerinde köprülerle inşa edilecek. Benzer bir sistem Pekin ve Şangay arasındaki 165 kilometre uzunluğundaki Danyang-Kunshan Grand Köprüsü ile 2011’de hizmete girmişti.  

Çin ve diğer Asya ülkeleri böyle bir yapıya daha çok ihtiyaç duysa da Worrall’e göre su şehirleri için küresel işbirliği gerekiyor. Artan nüfus rakamlarının küresel bir sorun olduğunu söyleyen Worral, “Yerleşim sorunu şu anda olmasa bile yakında herkesi etkilemeye başlayacak. Çin’e ‘Bu bizim suçumuz değil, git kendin çöz’ diyemeyiz” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler 2083’te dünya nüfusunun 10 milyarı aşacağını ve karadaki kullanılabilir alanların tükeneceğini tahmin ediyor. Worrall bu nedenle gelecek nesillerin akıllı ve sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi için şehirlerin yenilikçi fikirlere ihtiyacı olduğu görüşünü savunuyor. Ona göre; kestiğimiz her ağacı, inşa ettiğimiz her binayı, ürettiğimiz her akıllı teknolojiyi, geleceği düşünerek kullanmalıyız. 

Su şehirleri belki şimdilik Neil Worrall’in hayal gücü ama mühendisliğin geleceği olup olmadığını zaman gösterecek.