Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Prefabrik gökdelenlere ne dersiniz?

Prefabrik mutfakları, mobilyaları ve belki de prefabrik evleri duymuştunuz… Peki ya prefabrik gökdelenler? Bu modüler yüksek katlı binalar, bir konsept olmanın çok ötesinde. Onlar inşaat sektörünü ve emlak piyasasını tamamen değiştirebilir.


​Çinli prefabrik yapı elemanları üreticisi ve inşaat şirketi Broad Sustainable Building, 2015’te dünyanın en uzun prefabrik gökdelenini tamamladı. 57 katlı gökdelenin inşası sadece 19 gün sürdü. İçinde 800 daire ve 4 bin kişilik ofis bulunan ‘Mini Sky’ adlı gökdelen, önceden imal edilmiş 2 bin 700 modülün birleştirilmesiyle inşa edildi. Bu prefabrik modüllerinin imalatının ise sadece 4 ayda tamamlandığı duyuruldu. Böylece bir gökdelenin baştan sona inşa süreci 5 aya indirilmiş oldu.

Kısa sürede inşa edilen binanın maliyetinin diğer gökdelenlerden daha düşük, kalite standartlarının ise daha yüksek olması dikkat çekti. İddiaların aksine inşaat çalışmalarının hızının binanın kalitesini olumsuz şekilde etkilemediğini ifade eden şirket temsilcileri,  bu teknolojiyle inşa edilen binaların 9 şiddetindeki depremlere karşı bile dayanıklı olduğunu belirtti. Aynı firma 2011’de 30 katlı binayı 15 günde inşa ederek dünya çapında büyük ses getirmişti. 2010’da ise 15 katlı binayı 6 günde tamamlamıştı.

Şirketin hedefi bu yeni modüler teknolojiyi kullanarak dünyanın en yüksek gökdelenini inşa etmek. ‘Sky City One’ adı verilen ve 90 günde tamamlanması planlanan 200 katlı 838 metrelik gökdelenin inşası şimdiye kadar Çin Hükümeti tarafından engellendi. Broad Sustainable Building de teklifi başka ülkelere götürmeye başladı. Böylece 200 katlı prefabrik gökdelenin inşası bir gün mümkün olabilecek. Şirketin kurucusu ve başkanı Zhang Yue, Broad Sustainable Building’i bir inşaat şirketi olarak değil ‘yapısal devrim’ olarak tanımlıyor. Ona göre 200 katlı gökdelen de bu devrimin en güzel simgesi olacak.

Bazı eleştirmenler Çin’in yeni ofis binalarına ihtiyaç duymadığını söylese de JLL’nin araştırmaları aksini gösteriyor. Mevcut ofis talebi bugün 5 milyon metrekare iken, tahminlere göre; 2025’e kadar 20 milyon metrekareye ulaşacak. Birilerinin bu ekstra 15 milyon metrekareyi inşa etmesi gerekecek. Bunlar Broad Sustainable Building gibi prefabrik inşaat şirketleri mi olacak?

Bu yeni teknolojinin önemine dikkat çeken JLL’nin Asya Pasifik Stratejik Danışmanlık Başkanı Graham Coutts, “Henüz prototip aşamasında olan bu teknoloji, inşaat sektörüne muhtemelen elektrikli asansör ve betonarmenin icadından beri görülen en büyük dönüşümsel etkiyi yapacak” dedi.

Coutts’a göre binaları ayrı ayrı modüllere ayırarak geliştiren bu yeni teknoloji, istisna olmaktan çıkıp standartlaşırsa, bu durumun ticari gayrimenkul piyasasını nasıl etkileyeceği konusunda bazı sorular ortaya çıkar: Arz ve talep arasındaki uyumsuzluk gayrimenkul döngülerini azaltır ya da ortadan kaldırır mı? Geliştirme riskindeki nihai azalma fiyatlandırmayı nasıl etkiler? Eğer kiracılara geleneksel yollar ve uzun teslim süreleri olmadan birkaç hafta içinde yeni binalar geliştirilecekse, önceden taahhüt ve kiralama eğilimleri azalacaktır. Bu durum kurumsal yatırım piyasasını nasıl etkiler?

​Zhang’in ‘yapısal devrim’ vizyonun gerçeğe dönüp dönmeyeceğini zaman gösterecek. Ancak gerçek şu ki prefabrik teknolojisi standart yapı uygulaması olursa hem inşaat sektörü hem de emlak piyasası fazlasıyla değişecek.