Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

GAYRİMENKUL ALANINDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN ÖNEMİ ARTIYOR


Jones Lang LaSalle ve Core-Net Global tarafından gerçekleştirilen 4. Sürdürülebilirlik Anketi’nin 2010 dördüncü çeyrek sonuçları; kurumsal gayrimenkul endüstrisinin, binaların çevresel etkileri azaltma, maliyetleri kontrol etme ve kurumsal finansal performansı destekleme konuları arasında bir bağ kurmaya çalıştığını ortaya koyuyor.

Jones Lang LaSalle ve CoreNet Global’in 2007 yılından bu yana her yıl gerçekleştirdiği ankete, bu yıl da tüm dünyadan çok uluslu kurumsal yöneticiler katıldı. Anketin 2010 sonuçlarına göre; katılımcıların %64’ü sürdürülebilirliği önemli bir iş konusu olarak değerlendirirken, %92’si sürdürülebilirlik kriterini lokasyon kararları dâhilinde ele aldığını belirtti. Yeşil kiralama alanları için daha fazla bütçe ayıran katılımcıların sayısı 2009’da %37 iken, 2010’da 13 puanlık bir artışla %50’ye yükseldi. Ayrıca kurumsal yöneticilerin %31’i sürdürülebilirliğin en önemli faktörleri arasında ‘çalışanların verimi ve sağlık’ konusunu, %11’i ise ‘çalışanların tatmini’ni ilk sıraya yerleştirdi.

Jones Lang LaSalle Enerji ve Sürdürülebilirlik Başkanı Dan Probst, “Kurumsal gayrimenkul yöneticileri, beş yıl önce ‘sürdürülebilirlik’ konusunun şirketler için maliyetli olduğunu düşünüyordu, iki yıl önce ise enerji yönetimini kısa vadede maliyet tasarrufu olarak görüyorlardı. Bugün ise çalışanların verimini artırmak için yeşil stratejileri takip ediyorlar” şeklinde yorumladı.

·       YEŞİL ALAN MALİYETİ

Kiralanan yeşil alanlar için ekstra maliyet ayıracaklarını söyleyen katılımcıların yüzdesinde görülen artış, geçen iki yıla kıyasla daha dengeli olan bir ekonomik ortamın yansıması olarak nitelendiriliyor. Ankete katılanların %23’ü daha düşük enerji maliyetleri olması halinde daha fazla kira verebileceklerini belirtirken; bu görüş yeşil alanların ekonomik faydalar sunduğu fikrini de güçlendiriyor. Kurumsal yöneticiler, kiralık alanlara ekstra ödeme yapmaktansa kendi alanlarına yatırım yapmaya ilgi duyuyorlar. Katılanların %57’si kendilerine ait alanda enerji etkinliği önlemlerine yaptıkları masrafın, bir ile üç yıl arasında kâra dönüşmesi gerektiği konusunda hemfikir. Katılımcıların sadece %4’ü bu stratejilerin ilk yılda kendi masraflarını çıkarmasını beklerken; %30’u bu sürenin üç ile beş yıl arasında değişmesi gerektiğini, %9’u ise sürdürülebilirlik önlemlerine yapılan masrafların kendisini karşılaması için daha uzun zamana ihtiyaç olduğunu belirtti.

 

Jones Lang LaSalle EMEA Enerji ve Sürdürülebilirlik Takımı Başkanı Julie Hirigoyen: “Birçok enerji yönetim stratejisi ilk yılda masrafını karşılamasına rağmen, çoğu şirket bu fırsatları tüketerek bir sonraki aşamaya geçti. Şirketler aydınlatma sistemlerini yenileyerek ya da akıllı sistemler kurarak yatırımlarının kendisini üç yıl içinde karşıladığını gördüler. Daha geniş çaplı bir değişiklik ya da solar güç kurulumu, kendi maliyetini uzun sürede karşılamasına rağmen ekonomik tasarruf sağlanan durumlarda ya da bir şirketin sürdürülebilir yönündeki taahhüdünü göstermek için mantıklı olabiliyor” dedi.

·       ÇALIŞAN SAĞLIĞI VE VERİM

4. Sürdürülebilirlik Anketi’ne göre %37’lik bir oranın gözlendiği 2009’a kıyasla,                  2010’da ankete katılanların %32’si “enerji maliyeti”ni en önemli sürdürülebilirlik ölçüsü olarak değerlendirdi. 2009 yılında “çalışan sağlığı ve verim” %29 ile en önemli başarı ölçüsü olarak görünürken, bu oran 2010 yılında %31’e yükseldi. Ankete katılanların %11’i ise “çalışanların tatmini”ni en önemli kriter olarak belirtti.

 

Anket sonuçlarının Jones Lang LaSalle’in tüm dünyada kurumsal gayrimenkul müşterilerine sunduğu hizmetlerle ilgili deneyimli olduğu trendleri güçlendirdiğini belirten Jones Lang LaSalle Kurumsal Çözümler CEO’su Vincent Lottefier “Sürdürülebilirlik konusu yeniden önem kazandı. Operasyonel maliyetler üzerine odaklanılması, sürdürülebilirlik programlarını teşvik etmeye devam ediyor. Ancak kurumsal gayrimenkul yöneticileri aynı zamanda çalışanın sağlığı, mutluluğu ve verimini artıracak stratejilerin de ne kadar önemli olduğunun farkında. Anket sürdürülebilirliğin, şirketlerin çalışma şekli ve uzun vadeli stratejileriyle bir bütün olduğunu dile getiriyor. Gayrimenkul bu stratejinin önemli bir içeriğini oluşturacak” dedi.

 

·       TÜRKİYE’DE YEŞİL OFİSLERİN ÖNEMİ ARTIYOR

Jones Lang LaSalle Türkiye Yönetici Direktörü Alan Robertson ise konuyla ilgili değerlendirmesinde “Türkiye’de çevre dostu ofis binalarının öneminin giderek arttığını görüyoruz. Günümüzde daha fazla işletmeci yeni ofisler için yeşil bina arayışında bulunmaktadır. Yatırımcılar ve geliştiriciler yeni projelerin tasarım aşamasından itibaren çevresel konuları daha fazla göz önünde bulunduruyor. İstanbul’da geliştirilmiş yüksek kaliteli yeni ofis binalarının artık tüm dünyada yeşil mimarinin belgesi olarak bilinen LEED ya da Avrupa'nın en yaygın yeşil bina belgesi BREEAM sertifikasına sahip olmasını bekliyoruz” dedi. 

 

Jones Lang LaSalle yeşil bloğu için: www.joneslanglasalleblog.com/greenblog/