Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Perakendeciler neden satış yapmadığı mağaza açıyor?

Dünyanın dört bir yanındaki perakende markaları, artık müşterilerini şaşırtmak ve sosyal medya paylaşımlarını artırmak adına hazır Instagram fotoğraf odaları oluşturmaya başladı. Hızla yayılan bu trend, kiralamada yeni dönem başlattı


​California'da, Fransız lüks perakende markası Van Cleef & Arpels, insanlarda "rüya gibi bir manzara" hissi uyandıracak şekilde tasarlanmış bir mekân yarattı. Ziyaretçiler geçtiğimiz ekim ayında açılan bu mekâna girdiklerinde tavanda asılı şemsiyelerle donatılmış ilgi çekici odaların fotoğraflarını çekmekten kendilerini alıkoyamıyorlar.

JLL Perakende Araştırma Müdürü Taylor Coyne bu trendin bir fenomen haline dönüştüğünü söylüyor: "Bu alanların tasarlanmasının satış ile bir ilgisinin olmadığını söylemek gerek. Müşterilere mesaj verme konusunda çok fazla içeriğe sahip olan bu alanlar, online alışveriş yapanların sayısı arttığında insanları fiziksel mağazalara çekmenin bir yolu olarak karşımıza çıkıyor."

Satış mı insanların beğenisini kazanmak mı?

Bu fenomene biraz örnek verecek olursak karşımıza şunlar çıkıyor: Kozmetik devi Sephora, Los Angeles'taki eski bir tiyatro salonunu devraldı ve müşterilerin altın görünümlü konfeti küvetlerinde gülüp oynayabildikleri, devasa karpuz dilimleri üzerine oturabildikleri ve çiçeklerle kaplı pembe bir koltukta poz verebilecekleri bir etkinlik düzenledi. Diğer bir yandan New York'taki bir güzellik markası olan Winky Lux, devasa limon sıkacakları ve minimal çay odaları ile dolu "Winky Lux Experience" adında bir deneyim alanı oluşturdu.

Markalar, bu interaktif alanlara yatırım yaparken satış konusunda kendilerine bir geri dönüş beklemediklerini sıklıkla dile getiriyor. Ancak Coyne, bu mekanların yarattığı basın ve sosyal medya akışının paha biçilmez bir değerde olduğunu belirtiyor. Coyne sözlerine şu şekilde devam ediyor: "İnsanlar keyifli vakit geçirmek için buralara gelir, fotoğraflarını çeker ve yaptığı paylaşımlarda markaları etiketlerler-bu görünürde gayet tatmin edici bir sonuç. İnsanlara istedikleri şeyi duyurmak ve bilinilirliği artırmak açısından yatırım yaparak harika bir fırsat elde ediyorlar. Bahsettiğimiz bu markaların çoğu yeni ve gelişmekte olduğundan dolayı ön plana çıkmanın bir yolunu bulmak zorundalar, bu yüzden söz konusu trend kendileri için oldukça önemli bir durumdadır".

Bu pop-upların ömrü birkaç hafta ya da birkaç ay sürebildiği gibi kalıcı olanlar da vardır. Los Angeles ve New York'ta pop-up'ları olan The Museum of Ice, San Francisco'da kalıcı bir merkeze de sahip. Bu müzeyi gezerken gördüğünüz neon ve pastel renkli her bir odada farklı interaktif enstalasyonlar bulunuyor. Duyulara hitap eden bu odaların her köşesinde fotoğraf çeken ziyaretçilere rastlamanız mümkün. Külahlı dondurmalarla dolu oda, duvarda eriyen dondurmaların olduğu odalar, muz salıncağı, aynalı oda ve içine girebileceğiniz şekerlerle dolu havuz Instagram severler için favori adreslerden biri. 28 dolar olan biletlere müze içinde yediğiniz her dondurma da dahil. Müzenin satışa çıkan biletlerini almak isterseniz binlerce kişilik bekleme listesinde yerini almanız gerekebilir. Bunun en önemli örneklerinden biri ise biletleri satışa çıktıktan 3 gün sonra tükenen ve 200 bin kişilik bekleme listesi bulunan New York'taki pop-up Museum of Ice Cream.

Hayal Dünyası

ABD'deki Instagram uyumlu bu mağazalardaki eğilim büyük ölçüde New York ve Los Angeles'ta yoğunlaşırken, son zamanlarda kıyıların ötesine de geçmeye başlıyor. "Winky Lux Experience" Chicago ve Atlanta'da yeni deneyim alanları sunmaya başladı, bu alanlar aynı zamanda sadece deneyim yaşatmakla sınırlı kalmayıp ürün yerleştirme için de kullanılıyor. Burada yer alan dokuz adet oda tamamen içinde sergilenen ürünlere göre tasarlandı. Örneğin; hava kadar hafif olan astarları içeren odaya "Bulut Odası" adı verildi.

Coyne, "Ürün seçimlerinde ilgi çekici görsel hikayeler kullanabilme avantajından dolayı bu trend özellikle güzellik ve moda markaları için daha avantajlı" diyor.

ABD sınırlarının dışında da örnekler karşımıza çıkmaya başladı. Geçtiğimiz yıl Singapur'da, Giorgio Armani camlarla çevrelenmiş büyük bir alanı devraldı, ön tarafa kırmızı bir goril yerleştirdi ve tüm duvarların kırmızı balon dudaklarla süslendiği "Lip Maestro" odasında insanlara bol bol fotoğraf çekebilecekleri ilgi çekici bir alan sundu.

Coyne, çiçeklerle kaplı koltuklar ya da içi farklı objelerle doldurulmuş havuz örneklerinden sonra, perakendecilerin kendilerini farklılaştırmak için alışılmışın dışına çıkması gerektiğini söylüyor.

Peki bizi neler bekliyor?

Yakın gelecek Coyne'un görüşüne göre "daha çok sayıda perakendeci markalarına göre Instagram odaları ve deneyim alanları dizayn edecek ve sahip oldukları inovasyonlara göre de daha çok odaya sahip olabilecek.  Bu pop-up alanların sayısı oldukça fazla olsa da yeni bir trend olduğu için müşteriler henüz bu alanlardan sıkılmış durumda değil. Eğilimin azaldığını görmeden önce büyüme için yeterince alan var".