Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

Esnek Çalışma Alanlarının Büyüklüğü İkiye Katlandı

Her gün aynı masada aynı insanlarla yan yana oturmaktan bıktınız mı? Yalnız değilsiniz… Tam da bu nedenle son yıllarda esnek çalışma alanlarında Avrupa genelinde önemli bir artış görülüyor.


​Geçtiğimiz haftalarda yayınladığımız gazetemiz JLL Wire’ın ofis özel sayısında da bahsettiğimiz gibi 2019 Türkiye’de hazır ofisler için bir atılım yılı olarak görülüyor. Hazır ofislerin yükselişinde firmalara sunulan avantajların yanı sıra çalışma trendlerinde yaşanan değişiklikler de büyük rol oynuyor. Şirketler geleneksel 8-5, 9-6 çalışma düzeninin ve her gün kendini tekrarlayan sabit masaların döneminin geçtiğini ve yetenekli çok sayıda insanın bu dijital çağda eski ofis düzenlerinde çalışmak istemediğini fark ediyor. Bu nedenle esnek çalışma alanları ve co-working imkanlarıyla mutlu çalışanlar edinmeye ve verimliliği artırmaya çalışıyorlar.

Bizde durum böyleyken, araştırmalara göre Avrupa’da da farklı değil… İster mevcut ofislerinde paylaşımlı masa düzenine geçiş olsun, ister hazır ofis firmaları tarafından halihazırda kurulmuş co-working çalışma alanlarında yer kiralayarak olsun, artık her boyut ve şekildeki şirketler esnek çalışma düzenini daha fazla tercih ediyor. Avrupa ofis pazarında önemli bir geçiş olan bu durum, modern iş dünyasının olmazsa olmazı haline geliyor.

“Esnek Alanlar: Gayrimenkul Dönüşüyor” adlı raporumuza göre; 2015'in başından beri Avrupa'nın esnek alan ayak izi ikiye katlandı. Sadece 2017 yılında, esnek alanlar yüzde 29 artarak yaklaşık 620 bin metrekare büyüdü.

Start-up’lara ev sahipliği yapmaya başlayan Amsterdam, Berlin ve Londra gibi şehirlerde hazır ofis hizmeti veren şirketler mevcut ve gelecek talebi karşılamak için ciddi bir hazırlık süreci içinde. Son üç yılda bu üç şehirde esnek alanlarda yılda yüzde 35'lik artış görüldü. Böylece toplam ofis stokunun yüzde 5,6'sı esnek alanlara dönüşen Amsterdam, bu oranla dünyanın en yüksek esnek ofis alanına sahip bölgesi oldu ve bu konuda en köklü geçmişe sahip olan ABD ofis piyasasını bile geride bıraktı.

JLL EMEA Ofis Araştırmaları Lideri Alex Colpaert’a göre esnek çalışma alanlarındaki gelişim ise doğrudan insanların nerede, ne zaman ve nasıl çalıştıkları ile ilişkili olarak ilerliyor. Ki çalışan popülasyonunun yüzde 30’u halihazırda serbest ya da talep üzerine proje bazlı çalışan kişilerden oluşuyor. Bulut teknolojisinin gelişmesi, VPN, süper hızlı Wi-Fi ve 4G (yakında 5G) bağlantılarının yaygınlaşması ofis tipi çalışmanın her yerde ve her zaman gerçekleştirilebileceği anlamına geliyor.

 

-Ofis Hayatında Yeni Sürürüm: 2.0

Esnek çalışma alanları Avrupa'da başlangıç aşamasında olan ancak hızla büyüyen pazara yeni formatlar getiriyor. Sadece kadınlara özgü olanlar, sektör bazlı olanlar ya da lüks formattakiler… Bunlardan sadece birkaçı. Ortak oldukları bir konu ise bulundukları lokasyon. Avrupa ofis pazarındaki esnek ofislerin yaklaşık yüzde 60'ı şehir merkezlerinde ya da diğer önemli iş bölgelerinde yer alıyor.

EMEA Bölgesi’ndeki uzmanlarımızın araştırmasına göre, Avrupa'nın 20 en büyük ofis pazarında 700'den fazla özgün operatör bulunuyor ve bunların yüzde 20'si ilk merkezlerini son iki yılda açtı. Birçok mülk sahibi, mevcut binalarına esnek alan eklemek için harekete geçti. Özellikle bu konuda lider haline gelen Amsterdam'da bu tür yenilikler yaygın olarak görülmeye başlandı. Aynı zamanda Paris'te, Gecina, Icade, Foncière des Regions ve Nexity gibi büyük mülk sahipleri de kendi markalarını hayata geçirdiler.

 

-Esnek Bir Gelecek İçin Hazırlar

Araştırmalarımıza göre esnek çalışma alanları önümüzdeki beş yıl içerisinde yıllık yüzde 25-30 oranında büyüme yaşayarak 2022 yılının sonuna kadar pazara 7 milyon metrekare ekleyecek ve pazar büyüklüğünü 10 milyon metrekareye çıkaracak.

Londra, Amsterdam ve Berlin gibi şehirler esnek alanlarını artırmaya devam ederken; Hamburg, Varşova, Barselona ve Milano gibi diğer büyük şehirlerde de esnek ofis, ofis pazarlarının önemli bir özelliği haline gelecek.

Tüm işletmeler esnek çalışma alanlarına ihtiyaç duymasalar bile uzmanların beklentileri büyük çoğunluğun önümüzdeki beş yıl içinde kullanımlarını önemli ölçüde artıracağı yönünde birleşiyor.

Evet günümüz çalışanları ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak alanlar bekliyor, yarının çalışanları da bunu bekleyecek. Esneklik sağlamak, ilham veren ortamlar yaratmak, değişimi teşvik etmek ve buna karşılık vermek şirketlerin yüksek tempolu küresel bir pazarda başarı için ihtiyaç duyduğu yeni nesil yetenekleri çekmek adına tartışmasız sahip olması gereken nitelikler. Esnek bir gelecek için çalışanlar hazır ve istekli, şirketlerinin de onlara ayak uydurup uyduramayacağını merakla bekliyorlar…