Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

3. Mekanlara Hibrid Etkisi

Günümüzde evimiz ve işyerimizden sonra tartışmasız en çok zaman geçirdiğimiz yerlerden bir tanesi alışveriş merkezleri...


​Günümüzde evimiz ve işyerimizden sonra tartışmasız en çok zaman geçirdiğimiz yerlerden bir tanesi alışveriş merkezleri... Tüketiciler için boş zamanların geçirildiği veya alışveriş yapılan mekanlar olmaktan ziyade sosyal, kültürel ve duygusal birçok ihtiyacımızı karşılamaya aday 3’üncü mekan (third place) olarak tabir edebileceğimiz alışveriş merkezleri, bu tanımı genişletmek için birçok yenilik ve değişim içerisinde.  Kent hayatının zorlukları, artık hızına yetişemediğimiz yaşam akışı ve teknolojinin hayatımızın merkezine girmesi ile en önemli kavram şüphesiz zaman olmuştur. Yoğun ve stresli yaşamımızın içerisinde eğlenmek, dinlenmek, zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılamak ve kalan zamanı iyi değerlendirmek artık uzmanlık isteyen bir konuya dönüştü.  Her geçen gün ihtiyaçları karmaşıklaşan ve bu ihtiyaçlarına ulaşma yol ve yöntemleri de daha çeşitli hale gelen tüketici, AVM’leri hem mekan kullanımları, mağaza karmaları hem de etkinlikleri ve çeşitli yaşam alanları açısından değişime zorlamakta…

Tüketici talep/ihtiyaçlarının ve teknolojinin de baş döndüren bir hızla ilerlemesi ile kafamızdaki tüm alışveriş merkezi tanımlarını kaldırıp yeni tanımlar yapmak zorundayız. AVM’leri, tüketicinin günlük yaşam aktiviteleri için tüm alternatifleri ile sunmak gerekecektir. İşte tam da bu noktada; açık ve kapalı alanları olan, perakende ünitelerinin yanı sıra eğlence, yeme içme ve çalışma alanları olan, sadece boş zamanların değil günlük yaşamın devamını sağlayan ünitelerin var olduğu hibrid projeler çok daha iyi çalışacaktır.

Tüketicinin aklında fiziki alışveriş mekanlarının dışında dijital dünyadaki yeniliklerin yakalanabileceği, geleneksel davranışlar ile birlikte yeni trendler ve online kanalların da aktif olduğu anlamlı, güncel yapılar üstü bir algı yaratmak zorundadır alışveriş merkezleri.  Artık tüketici bir mekandan daha çok bir atmosfer ve bir duyguyu arıyor. Online ve dijital kanallarla ziyaret öncesi ve sonrasının yönetilmesi ve fiziki olarak ziyarette bulunduğunda da ‘o an’ın zenginleştirilmesi duygusal bağ yaratmakta gücü artıracaktır. 

Online dünyanın sunamadığı deneyimleri (konser, etkinlik, sağlık ve spor aktiviteleri, kültürel etkinlikler vs) sağlayacak, tüketicinin kültürel, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını da karşılayacak ve günlük yaşam stiline katkı sunacak ‘Lifestyle/Social hub’ arayışına cevap verecek projelere dönüşmek kaçınılmaz görünüyor. Burada Bomontiada’yı farklı bir formda da olsa örnek vermek istiyorum. Tarihi ve mimari belleği olan bir bina, gastronomi temelli hizmet alanları ile birçok İstanbullu’nun keyif aldığı bir yaşam adasına dönüşmüş durumda. Bir avlu içerisinde konser alanı, art galeri, yeme/içme üniteleri, ortak ücretsiz alan, konser ve gösteri alanı konumlandırılmış bu yapı aslında mikro bir yaşam biçiminin hayata geçirildiği kapalı bir alan haline gelmiş durumda. Açık hava film gösterimleri, dans atölyeleri, konserler, sanat etkinlikleri ve çocuklara yönelik etkinliklerle sadece yemek yenilen bir yer olmaktan çıkartılıp sosyal ve kültürel olarak da kendinizi ait hissedeceğiniz bir alana evrilmiştir.

Bu bağlamda aslında hibrid konseptlerde buna benzer şekilde alışveriş merkezinden bağımsız davranıyor gibi görünen ama tüm atmosfere ciddi katkısı olacak farklı yapıların olması çok da uzak değil. Bunu sağladığımızda aslında içerisindeki her türlü üniteyi bu yaşam adasının kapsamı içerisine alabiliriz. Çocuk parkı, konser mekanı, gösteri mekanları, rekreasyon alanları ve gastronomi adaları gibi.

Buna paralel alışveriş merkezi içerisinde yer alan mağazaların da daha serbest mimari formlara evrilmesi hibrid yapılarda görebileceğimiz değişiklikler olacaktır. Kendi evimizde yemek yermişçesine özgün formlarda restoranlar, lifestyle açık çalışma ve dinlenme alanları, açık hava market formunda mağaza konseptleri gibi…  Bu sebepledir ki Almanya Köln Arcaden en alt katında bir açık alan yaratmıştır. Mağaza ve ortak alanı ayıran alışılagelmiş cam vitrinlerin ve ara bölmelerin olmadığı açık mağazalar, mağaza ve ortak alanı bütünleştiren mobilyalar ve etkinlik/yeme içme alanı ile bir meydan oluşturmuştur.

Alışveriş merkezlerinin değerinin artmasının yolu perakende, gastronomi, eğlence, eğitim, sağlık ve spor ünitelerinden oluşan, özgün mimari çözümler ile farklılaşan ve mutlaka ICSC’nin ‘Envision 2020’ adlı çalışmasında da vurguladığı 8 oyun değiştirici konseptten biri olan ve alışveriş merkezlerini e-ticaretin bir parçası haline getirecek  ‘sofistike web siteleri, mobil iletişim ve dijital arayüzler’ fonksiyonlarını en etkin kullanacak hibrid konseptlerden geçecek gibi görünüyor…

Nejla Baybaş

Biz Cevahir Haliç AVM Müdürü