Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

Perakende Sektörümüz Gelişmeye Devam Edecek

​2018’in yarı yılını geride bırakırken, sanırım artık ‘perakende online alışverişle mi yaşamını sürdürecek’ yoksa ‘fiziki alışveriş olmadan perakende olmaz mı’ tartışmalarını bir kenara bırakmanın vakti geldi de geçiyor.


​2018’in yarı yılını geride bırakırken, sanırım artık ‘perakende online alışverişle mi yaşamını sürdürecek’ yoksa ‘fiziki alışveriş olmadan perakende olmaz mı’ tartışmalarını bir kenara bırakmanın vakti geldi de geçiyor. Online ve fiziki alışverişçiler el ele Türk perakendecisinin arkasında duruyor ve bakın perakendecilerimiz nasıl bir gelişim yolu izliyor…

Geleneksel perakende yerini yavaş yavaş organize perakendeye bırakırken; organize perakendenin gelişimi yeni yatırımları, yeni yatırımlar istihdamı, istihdam da ekonomik büyümeyi olumlu etkiliyor. Bildiğiniz gibi organize perakende sektörü aynı zamanda kayıt dışı ekonominin azalmasını da sağlıyor. Kayıt dışı ekonominin azalması vergi gelirlerini, vergi gelirleri de beraberinde yatırım teşviklerini etkilediği için organize perakende sektörü kendi ekonomik dönüşümünü gerçekleştirebiliyor. Yaptığım bu sıralamalar aslında perakende sektörünün bir ülke ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu da ortaya koyuyor. Nasıl mı?

Perakende sektörü fazla tüketimi sever. Fazla tüketim nüfusun çokluğu ve ekonomik gücü ile doğrudan ilişkilidir. Dünyadaki örneklere bakarsak mesela mevcut piyasa hacminin yüksek olmasından kaynaklı olarak Çin ve Hindistan perakende sektörünün dünyadaki gözde merkezlerinden… Başlıca gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümesi ve perakende sektör büyümesini kıyaslarsak ortaya görseldeki gibi ilginç bir tablo çıkıyor.

Gördüğünüz gibi Trading Economics verilerine göre; 2017’de tablodaki tüm ülkelerde perakende sektörü büyümesi, ülke GSYH büyümesinin üzerinde büyüme performansı ile sonuçlanmış… Ekonomik değişkenler perakende sektör hacmini etkilese de perakende sektörü, GSYH büyümelerinin üzerinde gerçekleşerek tüketimin boyutunu da ortaya çıkarıyor. Perakende sektörü, ülke ekonomisi büyüdükçe kendisini katlayarak büyütüyor ve nüfusun büyüklüğü de kendi ekonomik dönüşümünü gerçekleştiren perakende sektörünün en büyük destekçisi oluyor.

Türk perakendecilerinde de gelişim ve büyüme tüm hızıyla sürerken, son yıllarda daha da gelişen e-ticaret ile alışverişin kolaylaşması bu büyümeye elbette ivme katıyor. Türkiye ekonomisi, sektör hacmi olarak içerisinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında orta bantta yer alsa da diğer ülkelerden farklı olarak dünya tekstil üretiminde ilk sıralarda yer alıyoruz. Zengin marka karmamız ile bölgede bir cazibe noktası niteliği taşırken özellikle son yıllarda yapılan atılımlarla, iç pazarda rekabet yeteneklerini geliştiren markalarımız ihracatta da önemli başarılar elde ediyor. Küresel Perakende Yatırım Endeksi olan GRDI 2017 sıralamasına göre de Hindistan 1, Çin 2’nci sırada yer alırken, Türkiye 4. sırada…

Perakendecilerimiz online ve fiziki alışverişi bir arada yürütüp gerek yurt içindeki gerekse de yurt dışındaki fırsatları zamanında yakaladığı sürece, kendi markalarını dünyaya pazarlayan bir ülke olarak, dünyada perakende sektörünün güçlü bir cazibe noktası olmaya devam edeceğimize şüphe yok.

JLL Türkiye Finans Uzmanı Umut Arıkan

umut.arikan@eu.jll.com