Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

Bugün Yemekte Ne Alırdınız? Deneyim Mi, Eğlence Mi?

Yemek ve eğlenceyi bir arada sunan ‘dinertainment’ kavramı yeni nesil yeme-içme işletmecileri ile dünyada hızla yayılıyor. Farklı seçenekler arasında öne çıkmak isteyen işletmeler, tarife bol miktarda eğlence katarak yeme-içmeyi deneyime dönüştürüyor


“Paris’i Farklı Bir Yolla Keşfedin!”

Yeni nesil restoranların sundukları, dışarda yemek yerken geçirilen vakte renk katmak için servis edilen kokteyllerden ya da mekana hoş bir hava katan canlı müziklerden çok daha öte… Örneğin Londra’daki Swingers, müşterilerin ilgisini çekmek için sokak yemekleri ile kokteyl bar konseptini bir araya getirmekle kalmıyor, buna bir de kapalı alanda golf keyfini ekliyor. Swingers işletmecileri gördükleri ilgiden memnun olmalı ki, şimdi yeni bir şube açmaya hazırlanıyorlar. Paris’te lüks otobüs-restoran Bustronome, “Paris’i farklı bir yolla keşfedin” sloganıyla müşterilerine şehrin ünlü simgelerini keşfederken aynı zamanda birbirinden güzel yemekler yedikleri bir ‘gurme tur’ hizmeti veriyor. Dubai’deki Inked ise “Depodan şık bir restoran olur mu?” sorusunu bertaraf ediyor. Sürrealist Dali’den esinlenerek bir depo alanında inşa edilen Inked, müşterilere tek renkli konsept yemekler sunuyor.

‘En İyi Film, En İyi Yemek ve En İyi Bira Aynı Koltukta’

Restoranlar bir yana sinemalar bile akşam gösterimlerinde üst düzey yemek seçenekleri sunmaya odaklanıyor. Örneğin Seul, Güney Kore, Katmandu ve Nepal’de şubeleri olan Cine de Chef, sinema koltukları, ekranı ve tasarımıyla dünyanın en lüks sinema salonlarından biri olmakla kalmıyor bir de film keyfi sırasında yemek servisi yapıyor. Alamo Drafthouse ise izleyicilerine, film keyfi yaparken, sinema koltuklarında bizzat şef tarafından hazırlanan yemeklerden sipariş verme imkanı sunuyor. Sloganları da belli, ‘En iyi film, en iyi yemek ve en iyi bira aynı koltukta’. Bu sinemanın salonlarına adım attığınız andan itibaren yalnızca film izlemiyorsunuz; filmin temasına ait yiyecekler, filmle alakalı kostümler ve hatta biranız sizi hazır bekliyor. Buna ek olarak, salonda sizi rahatsız eden biri varsa koltuğunuzdaki düğmeye basarak sinema görevlisini çağırıp şikayet edebiliyorsunuz! 

Sektörde Rekabet Yeniden İnşa Ediliyor

Global yeme-içme ekibimizden Florence Graham-Dixon’a göre eğlence ve yeme-içmeyi bir arada sunan bu yeni tarz işletmelerle rekabet yeniden inşa ediliyor ve insanların “Evde mi yesem dışarı da mı?” kararsızlıkları azalıyor. Yemek, sanatla, oyunlarla, teknolojiyle bir araya gelince insanlara da arkadaşlarıyla, eşleriyle, aileleriyle birlikte farklı sosyalleşme alanları doğuyor. Tabii bir de sosyal medya postlarında kullanacakları etkileyici arka planlar :)

Teknoloji Akşam Yemeklerine Bir Seviye Daha Atlatıyor

İşletmeler yeme-içme deneyimini çeşitlendirmek için farklı yollar ararken, yeni teknolojiler de onlara pek çok seçenek sunmaktan geri kalmıyor. Mesela her geçen gün daha fazla restoran sanal gerçeklik teknolojisini işin içine katıyor. Çünkü bu teknoloji onlara, müşterilerinin bir parçası olmayı ve arkadaşlarına anlatmayı isteyeceği eşsiz deneyimler sunma imkanı veriyor. Florence Graham-Dixon, Philadephia’da 8500 metrekare alana kurulan Mad Rex’e dikkat çekiyor ve ekliyor; “Bu tür restoranlar arasında duyduğum en ekstrem örnek Mad Rex.  Burada sanal gerçeklik gözlüğü ve kulaklıklarıyla film izleyebiliyor ya da arkadaşlarınızla bir oyuna katılabiliyorsunuz. Fakat bunlar olmadan da sadece restoranın ‘apocalyptic’ temalı dekorasyonu bile yeni bir deneyim sunmaya yetiyor. Bu arada Starcbucks da Çinli müşterileri için kahve kavurma aşamasını bizzat deneyimleyebilecekleri bir mağaza içi sanal tur başlatıyor.”

Teknoloji Eskise De Yaratıcılık Baki!

Daha eski teknolojileri yaratıcı bir şekilde kullanan restoranlar da yok değil. Berlin’deki Fransız Le Petit Chef restoranı, tavana asılan projektörler yardımıyla minyatür bir şefin müşterilerin tabaklarında belirmesini sağlıyor ve bu şef müşterilere yemeklerinin nasıl hazırlanacağını gösteriyor. Benzer bir şekilde Tokyo’daki TeamLab, duvarlardaki ve masalardaki dijital ekranları kullanarak müşterilerine mevsimler arasında bir yolculuk sunuyor. Servis edilen her yemekte değişen mevsimler, sadece yemeğin değil; mevsimlerin de deneyimini müşterilere yaşatıyor.

Eğlencede Yenilik, Yemekte Kalite, Fiyatlarda Erişilebilirlik

Gelelim sonuç cümlesine; Perakendeciler için müşteriye benzersiz bir şey sunmanın cazibesi çok önemli ancak bu önemin maliyetlerle dengelenmesi şart. Tam da bu noktada teknoloji küçük alanların dikkat çekici olması için kolayca kullanılabilir ve hatta restoranın konumu çok merkezi olmasa da müşterileri çekebilir. Artık günümüzde ‘deneyim’in ‘yeni normal’ olduğu herkesçe biliniyor ve müşteriler perakendeye para harcamaktansa bu tarz deneyimlere para harcamayı tercih ediyor. Dolayısıyla yeme-içme markalarının bu dönüşüme ayak uydurması gerekiyor.

Diğer yandan tüketiciler eskiye kıyasla artık çabuk sıkılıyor; bu yüzden ‘dinertainment’ arzusu ile yola çıkan restoranların ilginç ve uzun ömürlü olacak bir şeyler bulması gerekiyor. Tabii her şey sadece eğlenceden ibaret değil, yemeklerin iyi kalitede ve fiyatların erişilebilir olması hala çok önemli.