Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Yabancı Yatırımcının Berlin’e İlgisi Tesadüf Değil

Yabancı yatırımcıların yeni ‘güvenli liman’ olarak Almanya’yı ve özellikle de Berlin’i benimsemiş olması elbette tesadüf değil. Bu tercihin bir numaralı nedeni güçlü ekonomik büyüme… Berlin gayrimenkul sektörü de dikkat çekici bir gelişim ivmesi yakaladı.


​Üçüncü çeyrek verilerine göre 3 milyar dolarlık yabancı yatırım çeken Berlin, ‘2017 yılında en fazla uluslararası doğrudan yatırım çeken Avrupa şehirleri’ arasında üçüncü sıraya yerleşti. 2017 yılında gerçekleşen ve Avrupa ticari gayrimenkul pazarındaki en büyük ‘tek varlık satışı’ olan, Sony Center’ın Oxford Properties ve Madison International Realty tarafından satın alınma işlemi 1.1 milyar Euro’ya yapıldı. Bunun yanı sıra Axel Springer gelecekteki genel merkezini 499 milyon dolara Norveç’in ulusal emeklilik fonuna, mevcut ofisini ise Blackstone ve Quincap yatırım ortaklığına 388 milyon dolar karşılığında satmak için anlaştı.

JLL Berlin Ofis Yatırımları Ekip Lideri Hendrick Kadelbach’a göre bu işlemler, Berlin'deki mülkler için yatırımcıların taleplerinin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Uluslararası sermayenin akışı, cazip fiyatlarla varlıklarını satmayı düşünen yerli yatırımcıların da ilgisinin artmasına neden oluyor.

Yeni Güvenli Liman

Yukarıda bahsedilen işlemler aslında sadece Berlin’e yönelik ilgiyi değil, yatırımcıların Almanya genelindeki ilgisini de ortaya koyuyor. Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi olan Almanya, yabancı yatırım oranında bir önceki yıla göre yüzde 23’lük bir artış göstererek, 2007’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Almanya’nın ekonomik göstergelerine baktığımız zaman bu ilgiye şaşırmamak gerekiyor. PwC Türkiye ve Urban Land Institute işbirliğiyle hazırlanan ‘Gayrimenkulde Gelişen Trendler Raporu'na göre de Avrupa'da gelişen ilk 10 pazar arasında Almanya’dan 4 şehir yer alıyor (Berlin, Frankfurt, Münih, Hamburg). Üstelik Berlin listenin birincisi.

Berlin’i yatırımcılar nezdinde çekici kılan en önemli nedenlerden biri, 2016 yılında GSYİH’nin yüzde 2.7 artışı ve nüfusun hızlı yükselişi. Birincil kira rakamının (aylık yaklaşık yüzde 7) artışının da bu ilgi de payı büyük.

Hendrick Kadelbach’a göre, Almanya genel itibariyle güvenli bir liman olarak görülüyor. Pozitif ekonomik büyüme ve nüfus artışından dolayı Berlin ise tercih edilen ilk şehir oluyor. İstikrarlı siyasi ortamı ve dinamik kira büyümesi sayesinde Amerika, Fransa, Norveç ve Asya da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından yatırımcıların ilgi odağı oluyor.

Bunun yanı sıra, ofis kiralayan şirketler için birincil kira seviyesi hali hazırda yükselme eğiliminde olsa da hala Londra ve Paris'in altında kalıyor. Uzmanlarımıza göre Almanya’nın güçlü ekonomik yapısı ve şirketlerin buradaki büyüme planları göz önüne alındığında birincil kiralarda artış sürecek ve diğer Avrupa başkentleri ile aradaki fark uzun vadede daralacak.

Zorluklar Da Yok Değil!

Köln Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü'ne göre Berlin’de nüfus hızla artıyor ve 2035 yılında nüfusun 3,5 milyondan 4 milyona yükselmesi bekleniyor. Durum böyle olunca şehri etkileyen faktörler değişebiliyor ve tehditler ortaya çıkabiliyor. Örneğin; Berlin için problem teşkil eden konulardan biri kendi büyümesine ayak uyduramaması. Şehrin yoğunluğuna uygun uluslararası bir havaalanının olmaması ve yeterli boş arazinin yaratılmaması şehrin önündeki engellerden birkaçı.

Yapım aşamasındaki projelerin sayısı son 24 ay içinde ikiye katlanmış olsa da çoğu proje 2019'da tamamlanacak gibi duruyor. Dahası, bu yılın sonuna kadar tamamlanması beklenen alanın sadece 115.000 metrekaresi piyasaya sunulabilecek, dörtte üçü ise çoktan kiralanmış durumda. Bulwien Gasa’ya göre 2020’ye kadar 1,6 milyon metrekare daha ofis alanına ihtiyacı var.

Almanya’yı bekleyen diğer bir sorun ise; ekonominin mevcut büyüme hızının potansiyel büyüme hızının üzerine çıkması ile aşırı ısınması. Ekonominin 2017 yılında yüzde 2, 2018 yılında ise yüzde 2,2 oranında büyüyebileceği öngörülüyor. Durum beklenildiği gibi olursa Almanya kendini enflasyonist bir döngü içinde bulacak.

Konut Yatırımları İçin Gelecek Cezbedici

Özetle ekonomik göstergeler, ofis pazarındaki gelişim alanları ve artan nüfusün Berlin konut piyasasının geleceği için iyimser ve cezbedici bir tablo çizdiğini söyleyebiliriz. Diğer yandan şehrin 30 yıl önceki yeniden birleşmeden beri büyümesi ve gelişmesi nedeniyle olumlu eğilimin devam edeceği de ortada. Yabancı yatırımcıyı teşvik eden koşullar da eklenince Almanya ve özellikle Berlin’in uzun yıllar ilgi odağı olacağını hep birlikte gözlemleyeceğiz.

Yatırım avantajları ve öne çıkan bölgeler gibi detaylar için konut yatırımı uzmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz:

Gün Gökkaya / Konut Yatırımları Direktörü: 

gun.gokkaya@eu.jll.com

+90 530 961 92 43 

Erhan Happani / Konut Yatırımları Analisti: 

erhan.happani@eu.jll.com

+90 530 517 43 88