Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

Herkes Onları Konuşuyor, Peki Perakendeciler Y ve Z Kuşağına Hazır Mı?

Y Kuşağı ve Z Kuşağı satın alma gücünü eline alıyor, yakında ana müşteri grubu olarak onları göreceğiz.​ Peki perakedeciler bu değişikliğe ayak uydurabilecek mi? Onları neler bekliyor?


​​Müşterilerinin taleplerini dikkate alan ve onlara cevap veren perakendeciler geçmişten bugüne her zaman kazanmıştır. Bu talepleri dikkate almayıp bugüne kadar bir şekilde ayakta kalmayı başarmış olanlar için ise kötü bir haberim var; Y Kuşağı ve Z Kuşağı satın alma gücünü eline alıyor, yakında ana müşteri grubu olarak onları göreceğiz. Üstelik artık sadece talep ettiklerini değil, talep ettiklerinden de fazlasını görmek istiyorlar. Başka bir deyişle bundan sonra işiniz hiç kolay olmayacak…

Nasıl mı? Bildiğiniz gibi artık online ya da fiziki mağaza sahibi olmak perakendeciler için bir tercih meselesi değil. Artık tüketici nereden alışveriş yapmak istiyorsa perakendeci orada olmalı. Hem fiziki olarak ürünlerini sunmalı hem de isteyene online alışveriş imkanı yaratmalı. Bilgisayardan cep telefonuna alışveriş yapılabilecek her cihazla uyumlu bir alışveriş deneyimi sunmalı. Üstelik bu alışverişten sonra ürünleri müşterisine çok hızlı ve sorunsuz bir şekilde ulaştırmalı. Alışverişin hangi kanalda inceleme ile başlayıp hangi kanalda alım ile sona ereceği belli olmuyor. Yıllarca sadece fiziki mağazalarda satış yaptıktan sonra online kanallara yatırım yapan ya da sadece online satış ile girdiği sektörde zamanla fiziki mağazalar açmaya başlayan firmaların hikayeleri elbette tesadüf değil.

Sadık Müşteriyi Ödüllendirmek Artık Daha Önemli

İlk alışverişinden sonra müşteriyi geri geldiğinde tanımak, kanala/bağlantıya bakmaksızın ona mükemmel hizmet vermek ve sadık müşteri olduğu için onu ödüllendirmek, markaya sadık kalmasını ve satın alma yapmasını sağlamak için en önemli husus.

Değeri her geçen gün anlaşılan bir diğer önemli husus ise ‘zaman’. Online ya da fiziki, alışverişin zaman istediği kesin. Hızlı ve karmaşık dünyamızda zaman en değerli şeylerden biri olduğu için, müşterilerin kendi alışveriş deneyimleri içerisinde en yüksek kolaylığı sunan perakendecilere sadık olması kimseyi şaşırtmamalı. Müşterilerin kartlarını POS’daki bir okuyucu önünde hareket ettirerek ödeme yapmalarına olanak veren temassız kartlar geçen son birkaç yıl içerisinde katlanarak arttı, yakın gelecekte toplumsal tercih haline geleceğini söyleyebilirim. Göz taraması, yüz tanıma ya da parmak izi doğrulama ile sistemin daha da hızlanması ve güvenilir hale gelmesi de mümkün olacak. Alışveriş deneyimini daha rahat, daha çabuk ve daha emniyetli kılmak için teknolojiyi kullanmak perakendecilerin atması gereken en önemli adımlardan

Diğer yandan benzersiz olma ve özel hissetme arzusu kuvvetle büyüyor ve perakendeciler için önemli bir soruyu ortaya atıyor: Kişiselleştirme ne zaman mümkündür ve ne zaman müşteriye gerçekten değer katar? Perakendecilerin kendi kişiselleştirme stratejileri hakkında akıllı ve bireysel seçimler yapmaya ihtiyacı var. Üstelik bazen yüzeysel bir değişikliğin bile müşteri üzerinde büyük bir etkisi olabiliyor. Satışa dönüştürülecek en büyük fırsatlar, fiziki perakende ortamında çoğunlukla kaçırılıyor. Müşterileri çevrimiçi yapan bağlantılar, müşteriler mağazaya ulaşır ulaşmaz ortadan kalkabiliyor. Oysa yeni teknolojiler perakendecilere, müşteriler mağazaya ulaştığında onların merakını uyandırmak, kişiselleştirilmek, daha iyi değer sağlamak ve müşteriye kendini adayacağı kusursuz bir deneyim vermek için olanaklar sağlayabiliyor. Örneğin müşterinin mağazada dokunduğu bir ürün hakkında, sanki kendisi çevrimiçiymiş ve aynı ürüne tıklamış gibi onun hakkında bilgi alabilmesi… Mağaza içi ekranların müşterinin hali hazırda denemekte olduğu ürün ve onunla ilişkilendirilebilecek diğer ürünler ile ilgili tavsiyeler vermesi…

'Şimdi Satın Al' Butonu İçin Dönüşüm Zamanı

Y ve Z kuşağı ana müşteri grubu olarak konumlanmaya başladıkça sosyal medyanın ve ‘iyi bir içerik’ sunmanın önemi de artıyor ve artmaya devam edecek. Bu kuşakların ürün hakkında akranlarından hikayeler duymaya ve ürün ile alışılmışın dışında bir yöntem ile ilgilenmeye ihtiyacı var. Youtube’ta yaşıtlarına oyuncakları, makyaj malzemelerini, alışveriş yaptığı yerleri tanıtarak milyonlarca dolar kazanabilen bir kuşaktan bahsediyoruz. Sosyal medyanın ilk aşamadan son aşamaya kadar alışverişe entegre olması bekleniyor. “Şimdi satın al” butonunun “Karar Ver / Değerlendir / Danış /” butonuna dönüşmesi gerekiyor. Benzer danışma/paylaşma anları için mağazalarda da eğlenceli mola yerlerine ihtiyaç duyuluyor. Yeni kuşaklar ve teknoloji denilince olmazsa olmaz kavramlardan biri de artık IOT (Nesnelerin İnterneti). Artık beacon ve bluetooth teknolojileri ile müşterilere anlık ve kişileştirilmiş fırsatlar sunmak hayal değil. Yeni kuşak da bu fırsatları duymak için sabırsızlanıyor. 

Sanırım akıldan çıkmaması gereken şon şey de şu: belirsizlik veya uzun süreli bekleme dönemleri artık bir seçenek değil. Hızlı olamıyorsanız bile müşterilere teslimatla ilgili bilgilendirme yapmak zorundasınız. Yeni müşterilerinizin belirsizliğe hiç tahammülü yok…