Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

Akıllı Teknolojiler, Alışveriş Merkezlerini Dijital Çağa Taşıyor

​Günümüz alışverişçileri için, alışveriş merkezine gitmek, birçok kişinin düşündüğünden daha dijital bir deneyim haline geldi.


Müşteriler artık mobil cihazları alışveriş merkezinde bulunan Wi-Fi şebekesine bağlandığı anda uygun park alanlarını görebiliyor, sevdikleri mağazalardan gelen özel tekliflere anında erişebiliyorlar. Bu yeni doğrudan iletişim kanalı ile alışveriş deneyimi daha kişisel, kullanışlı ve keyifli hale geliyor.

Aynı zamanda alışveriş merkezleri de, müşterilere ve alışveriş alışkanlıklarına dair çok fazla veri toplayarak, perakendecilerin ürün ve hizmetlerini daha etkili bir şekilde sunmalarına yardımcı oluyor.

Alışveriş merkezlerinin, her iki tarafın da yararlandığı dijital bağlantılar oluşturmak için hızlı gelişen akıllı teknolojileri kullandığını belirten JLL Teksas Mülk Pazarlama Direktörü Ashlyn Booth sözlerine şöyle devam ediyor: "Etkileşimin merkezinde bulunan internet sayesinde, müşterileri cezbetmek ve onlarla daha çok etkileşim yaratmak isteyen alışveriş merkezleri için ücretsiz Wi-Fi erişimi sunmak artık isteğe bağlı değil, bir zorunluluk."

Özelleştirilmiş Mesajlar İle Mağazaya Davet

Beacon teknolojisinin popülerliği giderek artıyor. Bu internet bağlantılı cihazlar alışveriş merkezinin farklı alanları arasında hareket ederken, mobil cihazlarına özel olarak tasarlanmış bir uygulamayı indiren tüketicilere bağlanmak için Bluetooth sinyallerini kullanıyor. AVM’nin farklı bölgelerinde geçirilen süreleri topluyor, müşterilere özelleştirilmiş teklifler ve mesajlar gönderebiliyor.

Örneğin, Washington D.C'nin dışındaki Tyson’s Alışveriş Merkezi, çocuğu Noel Baba'yı görmeyi isteyen aileleri bilgilendirmek için  beacon ağlarını kullandı. Bazı alışveriş merkezlerinde, yemek katına giren müşteriler ise, o AVM’ye uygun ve kişiselleştirilmiş indirim kuponları aldılar.

“Coğrafi sınırlama” (Geo-fences) ise giderek yaygınlaşan bir başka uygulama. AVM’ler ve perakendeciler, GPS veya Radyo-Frekans Tanımlama (RFID) kullanarak sanal alanlar yaratıp bu alanlara giren müşterileri tanıyabiliyorlar. Müşteriler, bu alanlarda park yeri yönlendirmesi, ücretsiz Wi-Fi ve özel etkinlikler hakkında mobil cihazlarına bildirimler alabiliyorlar. Örneğin giyim perakendecisi American Eagle Outfitters, AVM’nin ‘coğrafi sınırlanan’ otoparkına giren tüketicilere promosyon teklifleri sunarak outlet mağazalarında trafiği ve satışları artırdı. Farklı bir örnek olarak Taco Bell, 30 yaşın altındaki tüketicilerin mobil cihazlarından fast food ürünlerini sipariş etmelerine olanak sağlayan bir uygulamayı indirmelerini sağlamak için ‘coğrafi sınırlama’ teknolojisini kullanarak satışlarını yüzde 6 artırdı.

Alışveriş merkezi deneyimini özelleştirmeye yardımcı olan sadece görünmez teknolojiler değil; yapay zeka da giderek büyüyen bir role sahip. California Newport Beach'teki Fashion Island Mall ve Minnesota'daki Mall of America yapay zekayı kullanan örneklerden. Telefon numarasına sorularını gönderen müşterileri için gelişmiş bir AVM rehberi gibi çalışan chatbot'u güçlendirmek adına IBM'in Watson'ını kullandılar.

Ashlyn Booth’a göre; ne kadar fazla müşteri bu uygulamaları kullanırsa, Watson gibi Yapay Zeka uygulamaları da o kadar çok şey öğrenir ve o kadar doğru çalışır. Yapay Zeka teknolojisi daha karmaşık görevlerle baş etmeyi öğrenebildiğinden, alışveriş merkezlerinin tüketicilerle girdiği etkileşimi önemli ölçüde değiştirebilme potansiyeline sahip.

Kişisel Dokunuşun Ötesine Geçmek

Tüketiciler daha iyi bir alışveriş deneyimi karşılığında dijital etkileşim ve veri paylaşımı fikrine sıcak yaklaşıyor. Accenture'ın yaptığı araştırmalar, tüketicilerin yüzde 50'sinden fazlasının, daha özelleştirilmiş teklifler karşılığında kişisel bilgilerini paylaşabileceğini ortaya koydu. Üstelik bu veriler güvenliğin artırılması ve bir alışveriş merkezinin günlük operasyonlarının sorunsuz çalışması için dolaylı yoldan yardımcı da olabilir.

Örneğin; AVM otoparklarına yerleştirilen sensörler trafik seviyelerini izleyip en yoğun zamanlarda müşterileri daha az sıkışık alana yönlendirme konusunda yardımcı olabiliyor. Bu teknolojiyi kullanan AVM’ler park etmeyi daha kolay ve hızlı hale getirirken, tüketicilerin restoranlarda ve mağazalarda daha fazla zaman geçirmesini sağlıyor. Ek olarak bazı alışveriş merkezleri, CCTV kameralarının mevcut ağlarını kullanarak yüz tanıma yazılımı kullanırken, bazı alışveriş merkezleri de yeni plaka tarama yazılımını test ediyor. Suça karıştığı tespit edilen araçların veri tabanıyla bağlantılı çalışan bu yazılım, güvenliği artırmada aktif rol oynuyor. 

Tüm ileri teknolojilere rağmen, yapılacak basit değişiklikler de tüketicilerin ilgisini çekmeye yardımcı olabilir. Buna bir örnek, müşterilerin mobil cihazlarının şarj edebilecekleri istasyonlar kurmak olabilir. Ashlyn Booth’un da dediği gibi; "Alışveriş yapanların AVM’de daha fazla kalmalarını mı istiyorsunuz? Onlara telefonlarını şarj etmek için bir yer verin."

Müşterilere Çekici Gelen TeknolojilerGözardı Edilmemeli

Hızla gelişen akıllı teknolojilerin uygulanması noktasında, alışveriş merkezleri için bazı zorluklar da bulunuyor. Teknolojiyi alışveriş merkezlerine uygulayabilmek için her zaman bir miktar yatırım gerektiğini söleyen Ashlyn Booth “Eski alışveriş merkezlerinde bu durum daha zor, ancak müşterilere neyin çekici geleceğini düşünmek zorundasınız" diyor.

Diğer yandan bazı müşteriler anlık bildirimleri, yapay zekayı ve benzeri teknolojileri müdahaleci ya da ürkütücü bulabiliyor. Doğru pazarlama mesajlarının ve tekliflerinin bu tür itirazların üstesinden gelebileceğini söyleyen Ashlyn Booth sözlerini şöye sürdürüyor: "Müşteriler belli bir oranda kişisel veri sunmaya hazır olsa da, alışveriş merkezi yatırımcıları ve perakendecileri, sınırı aşmadıklarına ve takipçilerini yabancılaştırmadıklarından emin olmalılar."

Yakın gelecekte, günümüzün en yeni teknolojisi bile alışveriş merkezlerinin tüketicilerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilmesi için yeterli olmayabilir. Alışveriş merkezlerinin ücretsiz Wi-Fi ve şarj istasyonlarının ötesine geçmesi ve müşterilerine daha kapsamlı dijital deneyimler sunmaları gerekecek.

Ashlyn Booth da dediği gibi, "AVM’ler teknolojilerin, müşterilere ve çocuklara nasıl hitap edeceğini düşünmek zorunda. Bir oyun alanı ve bir lamba ile kanepeden daha fazlası gerekiyor. İnsanlarla etkileşime girebilecek harika teknolojiler var."

Bu teknolojiler, geleceğin akıllı alışveriş deneyiminin küçük bir parçası. Gelecekte, alışveriş merkezine yapılan bir gezi, online alışveriş yapmak kadar dijital bir deneyim haline gelebilir.​