Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Perakende Caddelerini Yeniden Tanımlamak

Araştırma ve İnovasyon Müdürümüz Yavuz Can Parlar, Retail Türkiye dergisine yazdı: Perakende Caddelerini Yeniden Tanımlamak


​Bu sayıda Haziran ayında yayınlanan ‘Perakende Caddelerini Yeniden Tanımlamak’ raporunda bahsettiğimiz bir konuyu ele almak istiyorum: Caddeleri AVM gibi yönetmek…

Perakendeciler ve yatırımcılar giderek daha zorlu bir hale gelen cadde perakendeciliği ikliminin izlerini görmeye başladı. Caddelerdeki yaya trafiği ve ciro rakamları azalırken boşluk oranlarında artış görülüyor. Geldiğimiz noktada perakende caddeleri pek çok faktöre dayanan yaşayan ekosistemler olarak değerlendirilmeli. İstanbul’daki birincil perakende caddelerinin çıkış yolu ise; alışveriş merkezlerinde olduğu gibi profesyonel bir yönetim. 

Sadece İstanbul ya da Türkiye olarak düşünmeyin. Dünya genelinde en başarılı ve gözde alışveriş caddeleri, tıpkı alışveriş merkezleri gibi iyi planlanan ve yönetilenler. Diğer bir deyişle A’dan Z’ye bir kurgu içinde yönetilenler…

İşin özüne indiğimizde şunu görüyoruz; aslında alışveriş merkezlerini özel ve çekici kılan, ziyaretçilerine ihtiyaçları olan her şeyi ve hatta daha fazlasını bir arada ve onları cezbedecek bir kombinasyonla sunuyor olması. Cadde perakendeciliği yeniden ele alındığında finansal iklim ve tüketici davranışındaki değişimlere uyum sağlamak için çok merkezli bir yaklaşım benimsenmeli.

Bunu takiben profesyonel yönetimle birlikte hayata geçirilecek çeşitli etkinlikler, tüketiciyi alışverişe özendiren kampanyalar da ilgiyi caddelere daha çok çekecektir. Bir mobil uygulama ile ilgili ziyaretçileri anında etkinliklerden ve kampanyalardan haberdar edecek bir cadde düşünün… Caddelerde bir perakende ruhu yaratmak için alışveriş faaliyetleri sadece gün içinde değil gün batımından sonra da devam etmeli. Caddeler yeniden tasarlanırken gündüz ve gece aktivitelerini kapsayan bir stratejik çerçeve oluşturulmalı.

Alışveriş yapanların asıl odaklandıkları şey neye ihtiyaç duydukları, ne alacakları ya da ne istedikleridir. Ancak bir yatırımcının ya da perakendecinin sadece bunu sunması yetmez. Perakendecinin tüketici gözünde dikkat çekebilmesi için bulunduğu AVM ya da alışveriş caddesinin durumu çok önemli. Yakınında bulunan restoranlar, çocuk oyun alanları, hatta belki kuaför ya da eczane gibi daha spesifik ihtiyaçlara cevap veren unsurlar o bölgedeki perakendecinin de tercih edilip edilmeyeceğini etkiler. 

Caddelere neyin nerede olduğunu, o bölgede nelerin bulunduğunu belirten tabelalar konulduğunu düşünün, bu tüketici üzerinde “Burada istediğimiz her şeye karşılık bulabiliriz” algısı yaratmaz mı?

Diğer yandan binalar yüzyılı aşkın bir süredir aynı yerde olsalar bile, içlerinde bulunan restoranlar ve mağazaların yenilenen stratejileri olmalı. İnsanlar ister yemek yemek, ister alışveriş yapmak olsun, içten bir deneyim yaşamak istiyorlar. Ve geçmişten bugüne çevreleriyle hep güzel, özgün tecrübeleri ve yerleri paylaşıyorlar. Şimdi ise bunu doğrudan sosyal medya aracılığıyla yapıyorlar. Bunu yaparken de genelde çok özel, başka hiçbir yerde benzeri olmayan bir mekanı keşfettiklerini göstermek istiyorlar.

Önemli olan insanların alışveriş alanlarından beklentisi anlayarak, sözkonusu alışveriş merkezi ya da alışveriş caddesini başka mekanlardan bağımsız olarak, benzerleriyle kıyaslamadan ele almak... Ardından da gerekli yenilikleri sistemli bir şekilde hayata geçirmek…

Yenilik yaya trafiğinin artmasını sağlar. Caddelerin yeniliklere ihtiyacı var… Bir seferlik değil, sürdürülebilir olarak…