Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

İstanbul

Kozmetik Sektöründeki Gelişim Tesadüf Değil

Kozmetik, geçtiğimiz yıl ülkemizde yaşananlardan en az etkilenen sektör oldu ve gelişimini sürdürdü. Sizce bu bir tesadüf mü? Varlık Yönetimi Direktörümüz Mirşad Kent Kalan'a göre değil...


​​​Maslow’un teorisini bilirsiniz… Ona göre bireyler ihtiyaçlarını belirli bir sıralama içerisinde gerçekleştirir. Nefes almak, yemek yemek gibi fizyolojik ihtiyaçlar piramidin temelindedir. Estetik ve kamusal alanda kendini konumlandırma ihtiyacı, ancak piraminin temelindeki ihtiyaçlar cevaplandıktan sonra devreye girebilir. 

Fakat son dönemde bu durum biraz değişiyor. Dış görünüşe verilen önem zaman zaman temel ihtiyaçların bile önüne geçmeye başladı. Geçmiş yıllarda kişisel bakım ’lüks tüketim’ olarak görülürken geçtiğimiz yıl yapılan bir ankette katılımcıların yüzde 52’si kişisel bakım alışverişini ana alışverişin bir parçası olarak değerlendirdi. Diğer yandan sosyal değerler değiştikçe, kişisel bakım ihtiyaçları da vücut temizliğinin ötesine taşındı. Dolayısıyla kişisel bakım sektöründe yer alan ürün ve marka çeşitliliğinde göz ardı edilemeyecek bir büyüme gerçekleşti.  

Kozmetik sektöründeki bu gelişim öyle bir hal aldı ki, geçtiğimiz sene ülkemizde yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen, metrekare verimliliğinde en önemli artış kozmetik sektöründe görüldü.  2015’te yılda ortalama 2,7 kez kişisel bakım alışverişi yapılırken, bu rakam 2016’da 4,1’e yükseldi.

Yönetimini üstlendiğimiz alışveriş merkezlerinde ciroda en yüksek artış yüzde 14 ile kişisel bakım/aksesuar sektöründe gerçekleşirken, onu yüzde 9 ile giyim ve yüzde 8 ile yiyecek/içecek sektörü takip etti. 

Üstelik artış sadece belli şehirlerde değildi. Kozmetik sektöründe; İstanbul’daki alışveriş merkezlerinde ortalama metrekare verimliliği artışı yüzde 15 iken, Anadolu’daki alışveriş merkezleri yüzde 21 ile İstanbul’u geride bıraktı. 

Sektördeki gelişme gerçekten dikkat çekici. Ben bu gelişmenin en önemli nedeninin kadın istihdamındaki artış olduğuna inanıyorum. TÜİK verileri de bunu doğrular nitelikte: 2015’te kadın istihdamı yüzde 11 artmış. Bunun ardından gelen en önemli etken ise kuşkusuz sosyal medya kullanımı. Markaların kendi sosyal medya hesapları bir yana, ürünleri deneyip fikirlerini kişisel hesaplarında paylaşan binlerce takipçili kullanıcılar, tüketiciler üzerinde büyük etki yaratıyor. Ünlülerin de artık sosyal medya hesapları vasıtasıyla daha erişilebilir olduğunu, bu hesaplarda bazı kişisel bakım ürünlerinin tanıtımını yaptığını gözlemliyoruz.

Ünlülerin ve aslında günlük hayatta doğal bir şekilde makyaj yapıyormuş gibi görünürken o sırada işini yapıyor olan ‘blogger’ların bu etkisi gün geçtikçe daha çok marka tarafından fark ediliyor. Sırf bu nedenle bile önümüzdeki birkaç yılda kozmetikteki gelişimin devam edeceği aşikar…​​