Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Modern Perakendenin Vazgeçilmez Klasiği: Pop-Up Mağazalar

Bir dönemin en yenilikçi fikirleri arasında yer alan pop-up konseptli mağazalarla artık alışveriş merkezlerinde ve caddelerde sıklıkla karşılaşıyoruz.


Bir dönemin en yenilikçi fikirleri arasında yer alan pop-up konseptli mağazalarla artık alışveriş merkezlerinde ve caddelerde sıklıkla karşılaşıyoruz. Tren garları, havalimanları gibi insan trafiğinin yoğun olduğu alanlarda ise artık daha fazla karşılaşmaya başlayacağımızı söyleyebilirim. Sadece yeni girişimlerin ve ufak butiklerin tercihi olmaktan çıkan pop-up mağazaların, perakendenin büyük isimleri tarafından da tercih edilen bir satış kanalı haline geldiğini ve perakendenin önemli oyuncularından biri olmaya aday olduğunu gözlemliyoruz. “Neden?” derseniz; pop-up mağazalar perakende sektörünün gündeminde daimi yeri olan marka bilinirliğini artırma, sezona özel ürünleri öne çıkarma ve yeni hedef kitlelere ulaşma gibi süreçlerde verimli sonuçlar sağlıyor. 

Diğer yandan bence pop-up mağazaları bu kadar çekici kılan en önemli neden perakendeciler için optimum bir test ortamı yaratmaları. Son dönemlerde özellikle tüketicilerine tek tip ürün sunan perakendeciler ile yeni bir lokasyonda yer almayı denemeden önce yakın bölgede bir pop-up mağaza açarak işe başlıyoruz. Perakendeciler bu sayede yeni bölgedeki tüketicilere kendilerini tanıtma, hedef kitleyi tanıma ve marka algısını geliştirme fırsatı yakalıyorlar. Diğer yandan pop-up’ların ülkemizde en çok görülen örnekleri taraftar mağazaları. Kulüpler, bu gezici pop-up mağazaları hem Anadolu’da mağazalarının bulunmadığı yerlerde hem de şampiyonluğa yakın zamanlarda satışları artırmak için sıklıkla kullanıyor. 

Yurt dışındaki pop-up mağaza örneklerini incelediğimiz zaman da yeni bir ürün lansmanı yapacak markaların, bu ürünü tanıtmak için öncelikle pop-up mağaza konseptine yöneldiğini görüyoruz. Mesela ünlü ayakkabı perakendecisi DSW, 3D yazıcıyla ürettiği ayakkabıları ilk kez New York ve San Francisco’da açtığı pop-up mağazalarda sergiledi. Müşteriler pop-up mağazada yeni ürünleri incelerken, mağaza içine yerleştirilmiş 3D yazıcı ile satın alacakları ürünün nasıl yapıldığını da görebiliyorlardı. 

Başarılı uygulamalardan bir diğeri de Hunter… Hunter, renkli yağmur çizmelerinin tanıtımı için Londra’nın Regent’s Caddesi’ndeki amiral mağazasına çok yakın bir lokasyon olan Piccadilly Circus’ta pop-up mağaza açarak stratejik bir hamle yaptı. Amiral mağazanın uydusu görevindeki bu pop-up, hem marka görünürlüğünü artırdı hem de müşterileri ana mağazayı ziyaret etmeye teşvik etti.  

Buna ek olarak teknoloji devlerinin bile pop-up mağaza trendinin takipçileri arasında yer aldığını söyleyebiliriz. Google mesela, New York SoHo’daki mağazası ile bir ilki hayata geçirdi. İlk kez ‘offline’ bir kanalda yer alan Google, pop-up mağazasında müşterilerine ‘Google Glass’ gibi kendi üretimi olan ürünleri deneme fırsatı sundu. Her ne kadar Google bu mağazada herhangi bir satış işlemi gerçekleştirmeyi tercih etmese de ürünlerine olan farkındalığı ve dolaylı olarak satışlarını artırmayı başardı. 

Pop-up mağaza konseptinin ilk ortaya çıktığında zamanlarda gayrimenkul sektörü için bir tehdit olduğuna dair yorumlar yapıldığını hatırlıyorum. Ancak yatırımcılar ve mülk sahipleri bu trendi bir tehdit olarak algılamak yerine perakendeciler için çözüm olarak değerlendirmeyi tercih etti. Gördüğünüz gibi bugün ise pop-up mağazalar alışveriş merkezlerinin ve geleneksel perakendenin tamamlayıcı unsurlarından biri. Satış yapma düşüncesi bir yana, bu işlevsel mağazalar çoğunlukla ürünlerin sergilenmesi ve marka bilinirliğinin artırılması için kullanılıyor. Anlaşılan başarılı da oluyor…