Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

İnsansız bir tedarik zinciri mümkün mü?

Bilgisayar yazılımı temelli tedarik zinciri planlama sistemleri ve insansız depolardan sonra; lojistik ve tedarik zinciri dünyasının son gündem maddesi sürücüsüz tır ve kamyonlar.


​Bilgisayar yazılımı temelli tedarik zinciri planlama sistemleri ve insansız depolardan sonra; lojistik ve tedarik zinciri dünyasının son gündem maddesi sürücüsüz tır ve kamyonlar. Geçtiğimiz günlerde İngiltere Hükümeti’nin de sürücüsüz tır ve kamyonların deneme sürecine yeşil ışık yakması, hali hazırda Endüstri 4.0 ile taze bir dönüşüme giren lojistik sektörünü daha da hareketlendirdi. İnsan gücünden robotik güce kayan bu süreç sonunda, insansız bir tedarik zinciri gerçekten mümkün mü?

Global lojistik endüstrisi için asıl soru sürücüsüz araçların yollarda nasıl olacağından öte, bu inovasyonun depoların tasarımına, büyüklüğüne ve lokasyonuna etkisi. JLL EMEA Endüstri ve Lojistik Araştırma Direktörü Jon Sleeman’a göre sürücüsüz araç teknolojisi, depoları ve tedarik zinciri modellerini de yüksek teknolojiyle donatacağa benziyor. Gelecek yıllarda birçok ağır yük taşıma aracının otonom ve sensörlerle entegre olacağını, hatta teslimat operasyonlarının da robotlarla işleyeceğini belirten Jon Sleeman, bu gelişimin dağıtım hızını artıracağının da altını çiziyor. 

Otonom, yani insan gücünden bağımsız çalışabilen bu ağır yük araçlarının neye benzeyeceğini boyut ve manevra kabiliyetleri açısından henüz kestiremesek de, bu gelişimin depoların büyüklüğünü, tasarımını ve parsel yoğunluğunu net bir şekilde etkileyeceğini söyleyebiliriz. Ayrıca özellikle şehir merkezindeki yoğun talepli depo alanlarının geliştirme masrafının da değişmesi bekleniyor. 

Lojistik Dünyasında Yeni Bir Manzara

Sürücüsüz yük araçları ve itaatkar robotlar nedeniyle insana dayalı iş gücüne ihtiyaç duyulmadığı bir dünyada, depolar iş gücü yoğunluğunun olduğu lokasyonlar yerine daha düşük maliyetli bölgelere yerleşme fırsatı bulacak. Geçmişte insan gücü gerektiren işler, günümüzde depoların sıradan bir parçası haline gelen robot teknolojileri ile yapılabiliyor. Diğer bir deyişle lojistik dünyasındaki istihdam arzı, teknolojik gelişimlere bağlı olarak yeniden şekilleniyor.   

John Sleeman’a göre, lojistik gayrimenkul sektöründe çalışan yatırımcı ya da geliştiricilerin odak noktası mülk ile tedarik zinciri teknolojilerine doğru kaymış durumda. Özellikle son gelişmelerle beraber yatırımcılar ve geliştiriciler için lojistik gayrimenkulü farklı bir boyuta taşınsa da, değişime öncülük eden sensör dedektörleri her zamankinden daha önemli bir konuma ulaşmış durumda.  

Sağlam Bir Değişim Döngüsü

Sürücüsüz dağıtım araçları henüz deneme aşamasında ve daha geliştirilecek birçok konu var. Ancak hızla gelişen teknoloji sayesinde, yollarda sürücüsüz araçlarla karşılaşmamıza az kaldığını söyleyebiliriz. Örneğin geçtiğimiz ekim ayında sektöründe öncü ticari araç üreticisi Daimler, Almanya’da kamuya açık bir alanda ilk sürücüsüz kamyonet denemesini yaptı. 

Bu değişim döngüsüne dair daha kat edilecek çok yol olduğunun tekrar altını çizen John Sleeman başlangıçta aracı kullanmakla yükümlü olmayan bir kişinin, diğer transfer işleri ile ilgilenmek üzere araçta bulunacağını öngörüyor. Sürüsüz araç sisteminin hatasız işlemesi için araçlar arası iletişimin ve iletişim altyapısının sensör dedektörleri ve GPS yardımıyla mükemmel bir şekilde çalışması gerekiyor. Ancak iş bu kadarla bitmiyor; sürücüsüz araçlara yerleştirilmiş bütünleşik sensör sistemleri, lojistik ve tedarik zinciri sektörünü sadece transfer sürecinde değil her adımda ilgilendiren bir gelişme. Başta basın olmak üzere sektörel ilgi otonom ağır yük araçlarına yoğunlaşmış olsa da ileri, teknoloji ve sürücüsüz araç konseptinin kilit noktası sensörler… 

Lojistik, tedarik zinciri ve sensör teknolojisi ile nesnelerin interneti arasında güçlü bir etkileşim var. Bu etkileşimin sonucunda ise ortaya organik olarak elde etmesi maliyetli olan güvenilir bir veri tablosu çıkıyor.  Farklı kaynaklar tarafından beslenerek oluşturulmuş bu veri tablosu, insansız tedarik zinciri dönüşümünün temellerinden bir diğeri. 

Genel durum değerlendirildiğinde, lojistik ve tedarik zinciri sektöründe devrim yaratacak tüm ihtiyaçların yavaş yavaş bir araya geldiğini görüyoruz. Özellikle ürün ve transfer takibi, tedarik zinciri risk incelemesi ve bunlara ek olarak depo ve araçların verimliliğini maksimum seviyeye taşıyacak bir dönüşüm için ciddi bir potansiyel var. 

Teknolojinin hızına bağlı olarak lojistik dünyası bundan 10 yıl sonra nerede olacak tam olarak netleştirmek mümkün değil. Ancak bir deponun ortalama ömrünün 25 yıl olduğunu göz önünde bulundurursak, yatırımcı ve geliştiricilerin geleceğe yönelik teknolojilere yatırım yapmasının tam zamanı.