Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Lojistik Pazarındaki Gelişmeleri Yakından Takip Etmek Gerekiyor

JLL Türkiye Sanayi ve Lojistik Direktörü Anıl Baştaş Turpçu, Retail Türkiye için yazdı:  Lojistik pazarındaki gelişmeleri  yakından takip etmek gerekiyor!


Şirketlerin hammadde ve yarı mamul satın almasından, ürünlerini son kullanıcıya ulaştırdığı ana kadar- hatta iade süreçlerine kadar- aldığı yol, son yirmi yılda teknolojik değişimlerle birlikte hayli değişti. Kullanılmış ürünlerin geri dönüşümünden tutun, internetten aldığımız bir ürünün geri iadesine, artık geleneksel tedarik zinciri diye bildiğimiz döngü teknoloji ve dijitalleşmeyle kökten bir değişim yaşıyor. Tedarik zincirinden, müşteri odaklı tedarik zincirine geçiş yapıyoruz. Hatta bazı uzmanlar tedarik zincirine artık 'talep zinciri'de diyor.

Tedarik zincirinde böylesine bir değişim yaşanırken, süreçleri yakından takip etmek büyük önem taşıyor.

​ “Peki son dönemde Türkiye’de bu alanda neler oluyor?” derseniz durum şöyle: E-ticaretin hızlı gelişmesi ve ürün teslimlerinde son tüketicinin hız ve kalite beklentisinin artmaya başlamasıyla birlikte firmaların kendi lojistik operasyonlarını kendi depoları üzerinden yapmaya başladığını gözlemliyorduk. Özellikle ‘in House’ lojistik olarak adlandırılan kullanıma yönelik depo talebinin 2017'de iki kat artması da beklentilerimiz arasındaydı.  3. Köprü, 3. Havalimanı, İzmit Körfez Geçişi, Organize Liman Bölgesi ve Liman Kent Projesi gibi önemli altyapı projelerinin de etkisiyle önümüzdeki iki yılda lojistik pazarında olumlu gelişmeler görülmesi kaçınılmazdı. İstanbul-Kocaeli bölgesinde devam eden mega projeler henüz tamamlanmadan yerel ve uluslararası müşteriler gelişen bölgelerde depo aramaya başlamıştı. Fakat beklenmedik bir şey daha oldu…

AVM kiraları hem yatırımcılar hem de perakendeciler tarafından tartışıladursun, bazı perakendeciler çoktan kira dışındaki maliyetlerine odaklanmaya başladı bile. 

Son dönemde gündemimizde geniş yer bulan konulardan biri, perakendecilerin tedarik zinciri verimliliklerini gözden geçirerek, en üst düzeyde operasyon verimliliği sağlamaya yönelik kendi depo yatırımlarına başlaması… Artan yakıt masrafı, köprü geçiş ücretleri, depolama maliyetleri ve dövizdeki artış nedeniyle ücretlerini artıran lojistik firmaları perakendeciyi yeni iş sahibi yaptı diyebiliriz. Özellikle yeni ticari projelerde depo alanı taleplerini artıran perakendeciler yaygın lojistik firmaları ile çalışmalarının yanı sıra kendi depolarını kurarak hem maliyetlerini azaltmaya hem de tedarikten doğan sıkıntıları ortadan kaldırmaya çalışıyor. 

Maliyetleri azaltma fikri kulağa hoş gelse de perakendecilerin bu süreçte adımlarını doğru kurgulaması ve gerekli önlemleri alması gerekiyor. Tedarik zinciri verimliliğini analiz etmeden planlanan yeni depo yatırımları firmalara hayal ettikleri tasarrufu sağlamayabilir. Burada en kritik nokta üretim, mal tedariği, kullanılan gümrük ve limanlar gibi tüm üretim ve dağıtım ağını doğru kurgulayarak gerekli lokasyonlarda ihtiyaç duyulan en verimli büyüklükle yer alarak, doğru operasyonu yürütmek olacaktır.