Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

‘Y Kuşağının Tercih Ettiği Otel’ Olabilmek…

Millennial olarak da adlandırılan ve 1980’lerin sonu ile 2000’lerin başı arasındaki yıllarda dünyaya gelen bu neslin ilgisini çeken 8 otelcilik trendini sizin için ele aldık


Son dönemde iş dünyasında, özellikle de insan kaynakları departmanlarının gündeminde geniş yer bulan Y kuşağı, ‘geleneksel’ kavramını rafa kaldıran tercihleri, alışık olunmayan talepleri ve teknolojiyle iç içe olmaları nedeniyle hemen her sektörde yankı uyandırıyor. Sektör fark etmeksizin yerel ve global markalar yeni nesle hitap ederek ömürlerini uzatabilmek için yaratıcı çözüm ve strateji üretme yarışına girmiş durumda. Dünya genelinde otellerin toplam yatırım bütçesinin yüzde 56 artması ile birlikte büyük otel zincirlerinin de Y kuşağına hitap  edecek radikal değişimlere yönelerek, dönüşen piyasanın büyük paydaşları arasında kalmanın yollarını aramaya başladığını gözlemliyoruz.

Millennial olarak da adlandırılan ve 1980’lerin sonu ile 2000’lerin başı arasındaki yıllarda dünyaya gelen bu neslin ilgisini çeken 8 otelcilik trendini sizin için ele aldık:

1. Y Kuşağı Zora Gelmez: Söz konusu gençler, bir üst nesilleri olarak kabul edilen X kuşağı ve 1946 ile 1964 arası dünyaya gelen ‘Baby Boomer’lar tarafından ‘kolaycı çocuklar’ olarak adlandırılan bir nesil. Bu nesle bir şey satabilmek için karşılarına kendilerine benzer ürün ya da hizmet çıkarmanız gerekiyor. Acente ofislerinden yapılan rezervasyonlar, uzun check-in prosedürleri hiç bu nesle göre değil. Bu nedenle onlara hitap eden oteller mutlaka rahat ve kolaylıkla ulaşılabilir olmalı.

​2. Teknolojiye Aşık Bir Nesil

Eğer bir Baby Boomer ya da X Kuşağı üyesiyseniz, anahtarsız oda kapılarına, akıllı telefonunuz üzerinden check-in yapmanızı sağlayan uygulamalara, konakladığınız otelin her köşesini geçelim, ‘denizin göbeğinde çeken bir wifi bağlantısına ne gerek var’ diyebilirsiniz… Ancak Y Kuşağı için teknoloji ile entegre edilerek tasarlanmış bir hizmet altın değerinde ve mutlu bir tatilin olmazsa olmazları arasında.

​3. Farklılık Yoksa Y Kuşağı Da Yok!

 Günümüzde büyük otel zincirleri, rakipleri ile rekabetin yanında seyahat etmeyi farklı bir tecrübe haline getiren modernize butik oteller ve airbnb, couchsurfing gibi online platformlar ile de yarışıyor. Ziyaret edeceğiniz şehirde kısa dönemli bir dağ evi ya da şehrin göbeğinde enfes manzaralı bir apartman dairesini makul fiyatlara kiralama imkanı sunan Airbnb, reklamlarında hedef kitlesine ‘Paris’e, New York’a ya da Tokyo’ya gitmeyin, orada yaşayın!’ sloganıyla seslenip ziyaretçilerini şehrin yerlisi gibi yaşayarak gerçek dokusunu hissetmeye davet ediyor. Kısacası; olay artık bir otelde kalmak değil, tamamen farklı bir seyahat tecrübesi edinmek. Tam da Y kuşağının istediği gibi!

4. Paylaşmak Elbette Mutluluktur!

 Fakat paylaşmak derken yemeğinizi bir başkasıyla paylaşmaktan bahsetmiyoruz. Başta Facebook, Twitter ve Instagram olmak üzere farklı fonksiyonlara sahip sosyal medya platformları ile anlık düşünce ve duygularınızı tüm dünya ile paylaşmak ve sizden sonra oraya gidecek kişilere tavsiyelerde bulunmaktan bahsediyoruz. Y Jenerasyonu üyeleri için lokal bir yemeğin afili bir fotoğrafını paylaşmanın ve bu paylaşım sonrası başkaları tarafından takdir edilmenin verdiği zevk o yemeği yemenin zevkine eş değer diyebiliriz. Paylaşımcı kültürün bir parçası haline gelmek için Y jenerasyonunun bulunduğu platformlarda bulunmak ve onları dinlemek gerekiyor. Bunun yanında Y jenerasyonunun hiçbir üyesi öneri ve şikayetlerini sizlerle paylaşmak için özenle hazırlanmış bir mektup yazmak ya da telefonla size ulaşmak gibi zahmetlere girmiyor. Kaldıkları otelleri, ziyaret ettikleri şehirleri değerlendirdikleri Booking ve Trip Advisor gibi online platformlar aracılığı ile markanızı birkaç kelime ile iyi ya da kötü yorumlayabilme fırsatına sahipler, bu yorumlar ise kimi zaman bol bütçeli gazete haberlerinden daha büyük bir değer taşıyor. Olası faciaları engellemek ya da verimli bir pazarlama stratejisi uygulamak için dijital dünyada doğru zamanda doğru yerde olmak çok önemli.

​5. Ona Beklenmedik Jestler Yapın

Otellerin ziyaretçilerini özel ve rahat hissettirme felsefesi Y jenerasyonu ile ortaya çıkmış bir durum değil. Ancak her konuda olduğu gibi Y jenerasyonunun kriterleri bu konuda da farklılık gösteriyor. Siyasi savaş ve büyük krizleri gören Baby Boomer ve X jenerasyonunu sakız gibi çarşaflar, özenle hazırlanmış bir akşam yemeği menüsü fazlasıyla memnun ederken, bunlar Y jenerasyonu için oldukça alışageldik standartlar olarak değerlendirilebilir. Bu zor gençleri beklenmedik ufak jestlerle şımartabilirsiniz. Şehrin favori kokteyl barlarını ve yürüyüş rotalarını içeren eğlenceli bir harita ya da yerel işletmeler tarafından bölgeye özel hazırlanan ufak hoşgeldiniz hediyeleriyle Y jenerasyonu gençlerinin kalbini çalabilir, Instagram sayfalarında filtrelenmiş bir reklam kazanabilirsiniz.

6. Doğayı Korumak Y Kuşağının İşi

Y jenerasyonu siyasi savaşlara ve büyük ekonomik krizlere tanıklık etmemiş bir nesil ancak küçük yaşlarda başlayan eğitim hayatı ile sanayi devrimine, devamında aldıkları üniversite eğitimi ile de sürdürülebilirlik kavramına büyük ölçüde hakimler. Bu durum ise onları önceki nesillere kıyasla doğa, çevre ve gelecek nesillere karşı sorumlu hale getiriyor. Hayatının bir döneminde mutlaka bir sosyal projede yer almış ya da bağış yapmış olan bu nesil; geri dönüşüm, enerji tasarrufu gibi konularda aksiyon almaya büyük ölçüde önem vermekle beraber alışveriş yaptıkları manavın organik ürünler satması, kaldıkları otelin çevre dostu enerji uygulamaları kullanmasını da birer şart haline getirmiş. Bu yüzden hem Y jenerasyonunun ilgisini çekebilmek hem de gelecek nesillere iyi bir dünya bırakabilmek için işletmenizde doğa dostu uygulamalara yer vermeniz gerekiyor.

7. Gurmelik Bayrağını Devralmak Üzereler

Y jenerasyonunun en bilinen özelliklerinden biri gurmeliğe meraklı olmaları olsa da araştırmalara göre yeme & içme sektöründe asıl müşteri bayrağını hala Baby Boomer’lar ve X jenerasyonu tutuyor. Ancak bu değişime ayak uydurmanıza gerek yok anlamına gelmemeli, çünkü yeme içme konularında X jenerasyonu ve Baby Boomer’lar da değişimin birer parçası haline gelmiş durumda. Klasik restoran menülerini renklendirecek şov ve sunumlar, yerel tatları özenle seçerek kombinasyon haline getiren menüler ile X jenerasyonu ve Baby Boomer’ların ilgisini çekerken, birkaç yıl sonra asıl müşteri bayrağını devralacak Y jenerasyonu için de iyi bir yatırım yapmış oluyorsunuz.

8. ‘Sky Is The Limit’

 Hayata karşı farklı bir bakış açısına sahip ve kendinden önceki kuşaklara hiç benzemeyen bir nesil olarak Y jenerasyonunu mutlu etmek ilk bakışta zor gözükebilir. Ancak her adımında çizginin dışına çıkmak için büyük çaba sarf eden Y jenerasyonu da istediği yaratıcı ve sıra dışı çözümleri ararken zorlu bir yoldan geçiyor. Y jenerasyonu felsefesini henüz kabullenememiş bir dünyada kendi tarzlarını yaratmaya çalışırken sunacağınız her sıra dışı uygulama ve hizmet bu kuşağın ilgisini çekmenizi sağlayacaktır.