Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

JLL Türkiye Ülke Başkanı Avi Alkaş Anlatıyor

Ofislerin ötesinde mekanlar...


​​Sevgili JLL Dostları,

Son iki aylık süreç, hem benim hem de ekip arkadaşlarım adına tatlı bir telaş içerisinde geçti. Ailemizin gittikçe büyümesiyle ofisimize sığamaz olduk ve Maslak Link Plaza’nın ilk üç katını kendimize yeni bir yaşam alanı haline getirdik. 

Yeni yaşam alanımızı tasarlarken, önce hayal ettiğimiz, sonra tasarladığımız, ardından da hayata geçirdiğimiz son yıllarda Amerika’da sıkça duymaya aşina olduğumuz ‘workplace strategy’ (çalışma alanı stratejisi) bizim kılavuzumuz oldu. 

Arzu edilen çalışan motivasyonunu, iş verimliliğini ve buna bağlı olarak da iş başarısını, Amerika’daki örnekleri birebir kopyalayarak elde etmeyi bir an bile düşünmedik. Bu önemli değişiklikleri mutlaka bizlere uyarlayarak, Türklerle bağdaştırarak, çeşitlendirmek ve geliştirmek gerektiğinin en başından beri farkındaydık.

Bizim istediğimiz yaşam alanı insanlarımızın herhangi bir ciddi kısıtlama olmaksızın özgürce ve olağanca yaratıcılığıyla çalışabilmesini sağlayacak çözümleri bulmaktı. Yine son günlerde sıkça bahsedilen ‘agility’i (çeviklik) ve ‘flexibility’i (esneklik) bir yaşam ritmi haline getirmek istiyorduk. Mekânlarımızın ve çalışma kültürümüzün çevik ve esnek olması için ciddi bir çaba sarf ettik. Yaptığımız araştırmaların sonucunda bu çözümlerin ülkemizde de uygulanabileceğine iyi bir örnek oluşturmak inancıyla işe kendi ofisimizden başladık ki; çevremize de örnek olabilelim. 

Daha ilk günden itibaren hayal ettiğimiz esnek, paylaşıma dayalı, işbirliğini artıran çözümler sunan ve yenilikçi ofisimize Mayıs başında taşındık. O zamandan beri ofisimizde misafirlerimizi ve dostlarımızı büyük bir mutlulukla ağırlıyoruz. Sadece mutluluk mu; dostlarımızın hoş ve bir o kadar da gönlü ısıtan iltifatları bizi aynı zamanda son derece gururlandırıyor... Dostlarımız çalışmalarımızı kendi yaşam alanlarına uyarlamak konusunda bizden destek ve hizmet bekliyor.

Neler yaptığımızın detaylarını gazetemizin iç sayfalarında muhakkak okuyacaksınız, ancak ben burada insanımıza, onların bağlılığına temas eden şeylerden bahsetmek isterim. Öncelikle işe ofisi en kullanışlı hale getirecek adımla, ulaşımla başladık. Arkadaşlarımızın iş sonrası zamanlarını, İstanbul’un kent trafiğinin olağanca sıkışıklığına düşmeden en iyi şekilde değerlendirebilmesi için esnek çalışma saati uygulamasını devreye soktuk. Sabah ve akşam giriş çıkış saatlerindeki kendilerine en uygun formatı seçip buna göre çalışan arkadaşlarımız trafiği dert etmeden işine odaklanma özgürlüğüne kavuştu.

Uygun toplanma ortamı sayesinde ofis egzersizleri alabileceğimiz veya bir hafta başı toplantısı yapabileceğimiz ferah bir alanın yanı sıra, bir Cuma akşamüstü ‘yaza merhaba’ partisinde bizleri buluşturan bahçemiz, yarı resmi toplantıları yapabileceğimiz kafeterya alanımız ve ihtiyacı olanın ihtiyaç duyduğu zaman kullanabildiği çalışma masalarıyla ‘benim’den ‘bizim’e geçebileceğimiz uygulamaları oluşturmaya çalıştık. Aynı mekandan birden fazla yarar ile verim almayı sağlayacak yapılanmaları tercih ettik. ‘Ofisin her metrekaresi nasıl verimli kullanılır’ı göstermek istedik.

Kısacası sevgili dostlarımız, bu yeni yaşama alanına taşınma hikayemiz ile ilgili anlatacak çok sözümüz var. Ne zaman dinlemek, görmek, fikir almak isterseniz biz buradayız. 

Kapımız her zaman açık...