Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Türkiye’nin Sinema Merkezleri

Alışveriş merkezlerinin yaşamımıza en büyük etkilerinden biri kuşkusuz kültürel etkinlikler üzerinde oldu. AVM’ler birer sinema merkezi haline dönüştü, sinema seyircisi sayısı yıldan yıla arttı... JLL Türkiye Varlık Yöneticisi Mirşad Kalan anlattı:


​​​Dünyanın ilk alışveriş merkezleri olarak dilimize dolanan kapalı çarşılar bir yana, 1988’de Galleria’nın açılışıyla hayatımıza giren alışveriş merkezleri kuşkusuz sosyal yaşamımızın gelişiminde büyük rol oynadı. Yeri geldi alışveriş merkezleri ihtiyaçlarımıza göre şekillendi, yeri geldi ihtiyaçlarımız AVM’lerin sundukları doğrultusunda değişti... Sonuçta alışveriş merkezleri sadece alışveriş yapılan mekanlar olmaktan çıkıp birer sosyal yaşam merkezine dönüştü. 

Öyle ki, yoğun geçen bir iş gününün sonunda evde yemek hazırlamaya halimiz kalmadığı için şöyle bir uğrayıp karnımızı doyurmak, alışveriş listemizdeki tüm maddeleri tek bir yerden alıp zaman kazanabilmek, iş çıkışında arkadaşlarımızla buluşup sohbet etmek, çocuklarımızın güvenli bir yerde düzenlenen aktivitelerle eğlenip öğrenerek vakit geçirmesini sağlamak ve özellikle soğuk, yağışlı günlerde sığınacak bir liman olarak sık sık alışveriş merkezlerinin kapısını çalar olduk.

Tüm bunlar bir tarafa, bana sorarsanız alışveriş merkezlerinin en  büyük etkisi elbette kültürel etkinlikler üzerinde oldu. AVM’lerin bünyesinde bulunan kitapçılar ile ülkenin her yerinde kitaba erişim ve kitap satışları arttı, hafta sonu düzenlenen konserler ve diğer etkinliklerle ziyaretçilerin boş vakitlerinde geçirdiği zamanın kalitesi yükseltildi ve sinemada film izleme alışkanlığı artırıldı.

İlk alışveriş merkezi Galleria’nın hizmete açıldığı 1988 yılında, hem siyasi gelişmelerle hem de televizyonun her eve girmeye başlamasıyla sinema seyircileri azalmış, sinema salonlarının pek çoğu kapanmış, geriye sadece 424 salon kalmıştı. Yaklaşık 19 milyon sinema seyircisine ev sahipliği yapan bu salonlar pek de iç acıcı durumda değildi. Sinema sektörü parlak yıllarını geride bırakmış, çok zor bir döneme girmişti... Bugün sayıları 350’yi bulan alışveriş merkezleri sayesinde artık Türkiye’de 2200’ü aşkın salon bulunuyor. 7’den 70’e milyonlarca kişi istediği semtte, istediği saatte, tercih ettiği filmi seyredebiliyor. Bu durum doğal olarak ülkemizde kültürel aktivitelere ayrılan zamanı da artırıyor.

TÜİK verilerine göre 2000 yılında Türkiye’de toplam 17 milyon sinema seyircisi bulunurken, bu sayı 2008’de 31 milyona, 2013’te 45 milyona, 2014’te ise 55 milyona ulaştı. 2015 yılında ise 60 milyon barajını geçti. AVM sayısının artışına paralel olarak izleyici sayısında yıldan yıla görülen bu artış sayesinde, bir yılda 100’den fazla Türk filmi beyazperdeyle buluşmaya başladı. Bu durum yerli film endüstrisinin gelişmesine de ön ayak oldu.

Nüfusu 81 milyon olan Almanya'da yıl başına 146 milyon sinema seyircisi bulunuyor. Bence 77 milyon nüfuslu ülkemizde bu rakama ulaşmak hayal değil... Hatta gerekli desteklerle Türk sinemasının, 100 milyon seyirci barajını aşma hedefi bile yakın dönemde gerçekleşebilir. Diğer yandan bir dönem sineması olmayan illerden bahsediyorduk, şimdi ise üzülerek bildiriyorum ki aktif gösterim yapılamayan şehirlerimiz mevcut. Eminim ki AVM’ler bu konudaki önemli rolünü yıllarca sürdürecektir ve bu şehirlerde yeni sinemalar açılmasını sağlayarak, film izleme kültürünü yaygınlaştıracaktır.