Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Büyük Otel Markalarının Yeni Destinasyonu Neresi?

Dünyanın önde gelen büyük otel markaları, gelişen piyasalara yayılmak için neredeyse her köşede ufak adımlar peşinde...  Hatta bazı büyük otel markaları yeni destinsyonlarında satın aldıkları küçük otellerin adını bile değiştirmiyor...


Londra, New York ve Singapur gibi gözde bölgeleri düşünün; Hilton ve Marriott gibi büyük zincirler özellikle bu bölgelerde tüm müşteri segmentine hakim olmak için alt markalar yaratarak agresif bir şekilde büyüyorlar. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda ‘butik’ konseptlerin 2009 yılından beri yüzde 25 büyüdüğünü görmek hiç de şaşırtıcı değil.

Büyüme stratejisini, dünyanın her köşesine yeni bir şube açmak yerine bölgesel güce sahip lokal işletmeleri satın alarak geliştirmek de mümkün, tıpkı Marriot ve Accor’un  Starwood ve Fairmont’u satın alarak birçok marketteki varlığını hızlı bir şekilde artırması gibi. Ancak hala ulaşılması gereken yeni bölgeler var. 

Yeni bölgelere doğru yoğun bir keşifte olan AccorHotels kısa bir süre önce İran piyasasına adım atarak, Güneydoğu Asya ve Güney Amerika bölgesine uzanan ilk uluslararası otel grubu haline geliyor. 

Afrika’nın Üstün Potansiyeli 

JLL Sahra Altı Afrika Bölgesi Otel Danışmanlığı Yöneticisi Xander Nijnens, otel yatırımlarında Afrika’nın en çekici bölgelerden biri olduğunu ve otel gayrimenkul piyasasının ulaşabileceği en uç nokta için büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtiyor. 

Ancak Afrika piyasasına adım atmanın belli bir yolu yok. Başkentlerde ve yoğun ilgi gören şehirlerde uluslararası firmalar için bolca yer olduğunu belirten Nijnens, farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin kendilerini güvende hissedeceği bilinir otel zincirlerini tercih ettiğinin de altını çiziyor. 

Yakın zamanda hazırlanan JLL Thought Leadership raporuna göre; yabancı firmaların Afrika piyasasına giriş oranı sadece yüzde 22 oranında. Bu tabloya göre Afrika’daki otel piyasası genel olarak lokal zincirler tarafından domine edilmiş durumda. 

Birleşme ile Lokalleşme

Piyasayı domine eden yerel otel firmaları ile birleşmek ya da bu firmaları satın almak global zincirler için makul bir strateji. Zira gelişmekte olan bölgelerde güvenilir yerel zincirler ve oteller global rakiplerine karşı üstün bir performans gösteriyor. 

Bu stratejiye örnek olarak Marriott oteller zinciri 2014 yılında yerel bir zincir olan ve 100’ü aşkın şubeye sahip Protea Otelleri’ni satın aldı. Satın alma sonrasında ise Marriott tabii ki Protea ismini kullanmaya devam etti. Bu örneğin son derece mantıklı bir strateji olduğunu belirten Nijnens, Marriott’un yerel pazarda görülebilir fark yaratacak bir hizmet yarattığını, bu hizmetin ise yerel ve yabancı ziyaretçilerin yoğun talep gösterdiği bir hizmet olduğunu da yorumlarına ekledi.

Marriott tarafından gerçekleştirilen satın alma fırsatı her piyasada her an mümkün olan bir fırsat olmasa da otel sektörünün son gözdesi Afrika bölgesinde hatırı sayılır büyüklükte lokal zincirler mevcut. Ayrıca otel hizmet sektöründe yeni kurulan güçlü girişimlerin bölge potansiyeli ile ortalamanın üstünde bir büyüme oranı ile geliştiği gözlemleniyor. 

Kısa ve uzun vadede lokal zincir satın almalarının başarılı yatırımlar olduğu kanıtlanmış durumda ve Güney Afrika bölgesi çok sayıda pazar alanına sahip. Tüm bu olumlu koşullara ek olarak Nijnens, bu yatırımların ağır varlıklar olduğunu ve yoğun bir kiralama sürecine sahip olduğunu belirtiyor. Yani lokal piyasa şartları tüm yabancı yatırımcıların bütçe şemasına uyumluluk göstermeyebilir. Satın alma stratejilerinin uygulanabilmesi için kapsamlı danışmanlık hizmetinden faydalanılması kısa ve uzun vadede fayda sağlıyor.

Günümüzde, geniş ve faydalı bir kitleye ulaşmak için uluslararası otel zincirlerinin ilgilenebileceği birçok küçük ölçekli portföy mevcut. Yeni bir markette başarılı bir ilk adım için lokal zincirler ile yapılan iş birlikleri zorlu bir sürece sahip olsa da marka değerine büyük bir katkı sağlıyor. 

Otel Piyasasında Noksanlık

Otel piyasasında noksanlığı şiddetlendiren en büyük sebeplerden biri otel gayrimenkul piyasasındaki yatırım notu eksikliği. Afrika kıtasında yer alan 54 ülkede bulunan tüm oteller dünyadaki toplam otellerin sadece yüzde 5’ini oluştursa da, yeni gelişmeler ile bu tablo değişmek üzere. Yabancı yatırımcıların Afrika’da yaptığı araştırmalar ve hedefledikleri otel yatırımları hızla artıyor. Gelecek 5 yıl içinde bu bölgede büyük otel zincirleri tarafından 1 milyar dolarlık yatırım yapılması bekleniyor.  

Piyasadaki varlık miktarının artması için atılan büyük adımlar, otel yönetim birimleri için de büyük adımların ön hazırlığı niteliğinde.

Afrika piyasasına giriş yapan uluslararası firmaların sayısı her sene artmakla beraber ticaret belli bir formata oturuyor ve havadan giriş fırsatı gelişiyor. Tüm bunların bir sonucu olarak otel piyasasının Kuzey Afrika ve Hint Okyanusu’nun yoğun turist bölgeleri haricinde de büyümesi bekleniyor. Afrika’ya iş ve tatil amaçlı seyahat eden kişi sayısının 2030 yılına kadar her sene yüzde 5,7 oranında artması öngörülüyor, bu artışın dünya ortalamasına göre oranı ise yüzde 3,2. Sayısal analizler, ekonomik gelişme ve refah seviyesi artan orta sınıf Afrika toplumu çerçevesinde, orta sınıf piyasalarının da canlanması öngörülüyor. Global yatırımcıların ise hassas ve değişken gelişen ekonomilerden uzak durma stratejisi Afrika bölgesinde büyümenin artışına neden oluyor. 

Her gelişen bölgede olduğu gibi Afrika’da da kur dalgalanmaları ve ekonomik hassasiyet mevcut, bu da yatırımcılar ve geliştiriciler için çetin bir çevre oluşturuyor. Ancak tüm bunlara rağmen, uzun vade planlara sahip otel zincirleri için Afrika ekonomisi verimli ve yaratıcı ekonomik ve operasyonel stratejilerin uygulanabileceği bir çevre.