Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

2015’in Başrol Oyuncuları

2015 yılı gayrimenkul sektörü için yoğun bir yıldı; konsept projeler, değişen tüketici alışkanlıkları, perakende yasası ve Türkiye'ye giriş yapan yeni perakendeciler… Gelişmeler hızla birbirini takip ederken ortaya çıkan trendleri sizin için derledik.


Gayrimenkul sektörünü geleceğe taşıyan değişiklikler, teknoloji ya da insan odaklı olması fark etmeksizin her gün artıyor ve binaların tasarımlarından, otel ve depo alanlarının işleyiş şekillerine kadar farklı konularda günlük hayatlarımızı etkiliyor.  Sizin için 2015 yılının ana trendlerini derledik;

1) Kentselleşme

Avrupa ile Asya arasında bir bağ fonksiyonuna sahip olan Türkiye’de özellikle son yıllarda yoğun bir şekilde komşu ülkelerden göç trendi gözlemleniyor. Türkiye genelinde ise 1960’ların başından itibaren doğudan batıya yoğun bir göç söz konusu. Çift taraflı göç ve yoğunlaşan nüfus şehirlerin kısa vadede ekonomilerini ve refah düzeylerini etkilerken uzun vadede ise eğitim, alt yapı ve politika gibi çok yönlü alanlara etkilerini yansıtıyor. Göç alan şehirlerin sakinleri her geçen gün artarken bu artışa bağlı olarak bireysel kullanım alanı arzı da artış gösteriyor. Türkiye genelinde İstanbul, İzmir ve Ankara gibi şehirler, dünya genelinde ise Çin gibi yoğun göç alan ülkelerde hükümetler sürdürülebilir, verimli ve başarılı kentsel dönüşüm alanları yaratma konusunda zorlu bir sınavdan geçiyor. 

Dünya’nın en yoğun nüfuslu şehirleri listesinde başı çeken New York’ta ise gittikçe yükselen kira oranlarına sahip gökdelenler inşa etmek yoğun nüfus sınavını atlatmanın yollarından biri. Bu durumdan farklı olarak Atlanta,Şikago ve Los Angeles gibi şehirler büyük bir kısmı Y kuşağı olmak üzere şehrin iç kesimlerine yoğun bir göç dalgası almaya devam ediyor. Asya kıtasında artan nüfus yoğunluğu ve şehirleşmenin yol açtığı talep fazlasına tamamen farklı bir çözüm üretilmiş; geliştiriciler yaşam alanlarını daraltarak uygun fiyat yelpazesinde daha fazla kişiye bireysel alan yaratma çabası içinde. 

Söz konusu kentsel gelişim olduğu zaman yoğunluk aslında o kadar kötü bir durum değil. Bu gibi durumlarda uygulanması gereken tek şey şehir sakinlerine yaşanabilir çalışma, dinlenme ve yüksek kaliteye sahip yaşam alanları sağlayacak iyi tasarlanmış karma projeler geliştirmek. 

Avrupa’da bazı şehirler, tarihi şehir silüetlerini değiştiren bu yeniliklerin kendilerini yeni bir çağa taşıdığı görüşünde. Londra’da gelecek yıllarda hizmete girecek 39 konut gökdeleni projesi mevcut, Paris ise şehir silüetine yenilik katacak ‘Tour Triangle’ projesine merhaba demeye hazırlanıyor.

2) Teknoloji

İnovatif yeni teknolojiler gayrimenkul sektörünün hızlı ilerlemesini sağlayan oluşumlardan biri. Hızla yaratıcı formlara bürünen ve büyüyen online alışveriş trendi ile perakendeciler lojistik bağlantılarını güçlendirme ve teslimat hızını arttırma telaşına girerken bu konuda büyük role sahip depo alanları akıllı teknoloji sistemlerini kullanarak süreç ve verimlilik seviyelerini artırıyorlar. 

Bunun yanında perakendeciler müşterileri ile daha özel bir bağ kurmak ve daha iyi bir alışveriş deneyimi yaşatmak için de teknolojik gelişmelerden faydalanıyor. Ofis alanlarının gelişim ve kiralama süreçlerine büyük katkıda bulunan sanal gerçeklik teknolojisi​​​ yatırımcıların ve potansiyel kiracıların ofis alanlarını aylar hatta yıllar önce görebilmelerini sağlıyor. 

3) İnovasyon

2015 yılı insansız çalışan kalifiye makinelerin ve robotların yükselişine şahitlik eden bir yıl oldu.  Üretimde verimliliği artırmak gibi uzun vadeli ve komplike görevlerden, otellerin resepsiyon masalarında görev almaya kadar farklı iş kollarında yer alan robotlar ve yazılım programları gayrimenkul sektörüne yeni bir soluk getiriyor. Dünya genelinde ileri teknolojili iç tarım alanlarının fabrikalara dönüştürülmesi ile Asya yapay zeka kullanımında ortalamanın üzerinde bir performans sergiliyor. 

Dubai’de ortaya çıkan, dünyanın ilk tam fonksiyonlu 3D yazıcı ile yaratılmış ofis alanı planları, Çin merkezli WinSun firması tarafından tasarlanan 5 katlı apartman ve 1100 metrekare alana sahip villa projesi ile 3D yazıcıların gayrimenkul geliştirme alanında kullanılması sektör gündeminin üst başlıklarında yer alıyor. 

Filipinlerde, 3D yazıcı ile üretilmiş ilk otel süiti yeni bir gayrimenkul trendini başlattı, günümüzde Filipinler’deki düşük gelirli aileler ve doğal afet mağduru bölgeler için 3D yazıcı ile üretilmiş konut projeleri üretiliyor. 

3D yazıcılar tarafından üretilen binalar gibi başka bir inovatif oluşum ise Çin’deki Broad Sustainable Building firması tarafından üretilen prefabrik gökdelenler; 2015 yılı itibariyle firma dünyanın en uzun prefabrik gökdelenini yarattı, hem de sadece 19 günde! Dünyanın en uzun prefabrik gökdeleni 57 kattan oluşuyor. 

4) Sürdürülebilirlik

Günümüzde firmalar, geliştiriciler ve şehir planlayıcıları için sürdürülebilir özellikli sistemler ‘olsa iyi olur’ kategorisinden ‘mutlaka olmalı’ kategorisine yükseldi. Çin gibi ülkeler doğayı etkileyen ‘karbon ayak izi’ oranını düşürmek için çaba sarf ederken Kanada gibi bazı ülkeler ise dünyaya ‘sürdürülebilir binalar neden önemli?’ dersi veriyor. İklim değişiklikleri, karbon ayak izi ve sürdürülebilir akıllı gayrimenkullerin gelişimi hakkında bilgi edinmek için Paris İklim Konferansı​ yazımızı inceleyebilirsiniz. 

Toplum içinde doğa dostu ürünler ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalık seviyesi hızla artarken binalar da sofistike sürdürülebilirlik ölçüm aletleri ile donatılıyor. Bu ölçüm araçlarının en yaygın örneklerinden biri ‘photo-chromic’ adı verilen, ışık değişimine uyum sağlayan renklere sahip duvar ve aydınlatma sistemleri. Metropollerde sıklıkla karşılaşmaya başladığımız yeşil çatılar ise sürdürü​lebilirliği destekleme yolunda atılan başka bir adım.

Dünya’da, çevreci ve yenilikçi adımlar artarak çoğalmakta ancak gerçek değişim için toplulukların bir arada aksiyon alması ve Güney Kore, Almanya gibi yeşil bölgelere sahip alanlar yaratmak için çalışması mutlak bir gereklilik.