Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Haberler

Istanbul

Yarınların sürdürülebilir ve yeşil dünyası için büyük bir adım: COP21

Yeşil dünya için gerekli enerji verimli binalar ve LEED sertifikasyonu Türkiye’de de gün geçtikçe daha önemli hale geliyor. Bu konu Paris’te yapılan İklim Konferansı’nın da önemli gündem maddelerinden biriydi.


JLL ekibinden Dan Probst ve Sara Nichols bu sene Birleşmiş Milletler tarafından Fransa’nın Paris şehrinde gerçekleştirilen İklim Konferansı’ndaydı. COP21 olarak da adlandırılan bu konferansa 150’den fazla hükümet ve özel sektör temsilcisi katıldı. Bu sene konferansa katılan kurumsal firma ve CEO sayısının kayda değer bir artış gösterdiği gözlendi. Hatta CEO’lar tarafından aydınlatma sistemlerinde LED’e geçişin değeri konulu önemli konuşmalar da yapıldı.

COP21 (Paris Climate Change Conference)  katılımcıları tarafından alınan ortak karar ve hedef şöyle oldu: toplam sera gazı salımını, sanayi devrimi dönemiyle karşılaştırıldığında küresel sıcaklık artışını 2 derecenin altında tutacak şekilde sınırlamak. Sera gazı dediğimiz karışım hayatlarımızı sürdürmek için birer vazgeçilmez olarak görünen kömür, petrol ve doğal gaz yanması sonucu ortaya çıkan karbondioksit gazından oluşuyor. Yanma sonucu artan karbondioksit sera etkisinin de artmasına neden oluyor. 1850 yılında toplam sera gazı salımı 1 milyar ton iken bu sayı 1960 yılında 10 milyon tona, 2010 yılında ise 35 milyon tona çıktı. Dünya çapında en çok karbondioksit salımı yapan ekonomiler Çin, ABD ve AB ülkeleri ekonomileri. TÜİK verilerine göre kişi başına en çok salınım yapan ülke ise Katar. 

ABD Dış İşleri Bakanı John Kerry, Paris’te gerçekleşen bu etkinliği temiz enerji teknolojilerine yapılan yatırımlarda büyük değişiklik sağlayacak bir fırsat olarak değerlendiriyor. Bu yatırımlar sonucu yeni bir piyasa ekonomisinin oluşturacağı yeni iş kolları da daha kaliteli sürdürülebilirlik yaratacak. Toplumların çevreci uygulamaları kullanmaları için yeni ekonomik fırsatların ve iş fırsatlarının yeterli olacağı belirtiliyor. 

Uluslararası Enerji Ajansı Direktörü Fatih Birol ise yenilenebilir enerjinin her geçen gün daha fazla pratikleştiğini belirtirken geçtiğimiz yıl mevcut kaynaklara eklenen yeni enerji kaynaklarının %50’sinin yenilenebilir enerji kaynakları olduğunu anlattı. İklim sorununun çözülmesi sürecinde enerji verimliliğinin büyük önem taşıdığını önemle belirtti. Enerji verimliliğinin en kapsamlı uygulamaları ise modernleşen çevre dostu bina ve yapılar ile mümkün. 

Google ve Facebook’un gayrimenkul geliştiricileri ise konferansta yaptıkları sunumda çevre dostu enerji olanaklarının firma merkezlerini seçmeleri konusunda birer kriter haline geldiğini vurguluyor. 

Konferansta ABD California Valisi Jerry Brown, karbon kapağı ve değişim programlarının uygulanması sonucu California eyaleti tarafından kullanılan enerjinin %50’sinin yenilenebilir enerji ile karşılanacağını anlattı.  ABD Enerji Bakanı Dr. Ernest Moniz ise inovasyon ve yeni teknolojilerdeki gelişmelerin, tüm konferans katılımcılarının Paris’te COP21 konferansında toplanarak radikal bir ortak karar alınmasında büyük önem taşıdığını belirtti. 150’yi aşkın hükümet ve firmanın ortak noktada buluşarak iyi niyet çerçevesinde başlattığı COP21 hedefinin teknolojik gelişmeler ile güçleneceği, bunun yanı sıra Bill Gates ve diğer ünlü girişimciler tarafından yatırımların da artırılacağı öngörülüyor. 

Yeşil dünya için sanayi, üretim, hizmet sektörü gibi geniş yelpazenin değişmez parçası olan gayrimenkuller, iklim dostu çevreci uygulamaların başlatılacağı ilk adreslerden biri. Günümüzde gittikçe yaygınlaşan LEED sertifikası akıllı binaların sayısının da artmasını sağlıyor. Kalifiye ve geleceğin büyük başarılarına imza atacak yeni nesil çalışanlar ise çalışmak için masalara bağlı kalmak zorunda olmadıkları teknolojik ve çevreci firmaları tercih ediyorlar. İş dünyasındaki doğa dostu inovasyonlara doğru eğilim COP21’de alınan kararların ve üretilen çözümlerin uygulanmasında büyük bir teşvik oluşturuyor. COP21’in konuşmacıları arasında yer alan Fortune 500 yöneticileri, konferansta yapılan anlaşmanın milyarlarca dolarlık yatırımları ve temiz enerji ekonomisini hayata geçirmede bir katalizör etkisi yaratacağını belirtirken; tarihi, toplumları ve sanayiyi değiştirecek COP21 anlaşmasının çocuklarımızın ve ekonomilerimizin sağlığı için attığımız büyük bir adım olduğunun da altını çizdi. 

COP21’de dünya liderleri tarafından, yaşayan binalardan, çevre dostu ofislere ve karbondioksit salımını engelleyecek sanayilere kadar ilham verici yüzlerce fikir dile getirildi. İklim değişikliğinin iş değerleri, ekonomik fırsatlar ve inovasyonlar çerçevesinde değerlendirilmesi enstitüler tarafından iklim değişikliğine karşın alınan önlemleri ve rekabeti artırıyor. Hatta uzun vadede ayakta kalabilmek için firmaların sürdürülebilir ve çevreci uygulamalara önderlik etmesi gerekiyor.  

İstanbul’da yer alan Levent 199, Allianz Tower, Boğaziçi Üniversitesi Ulusal Deprem İzleme Merkezi  ve Gama Holding Binası; Antalya’daki Gloria Spor Kompleksi; Eskişehir’deki Su Sporları Merkezi, Ankara’daki TBMM Başbakanlık Resmi Konutu ve Konya’daki Tropikal Kelebek Bahçesi 2015’te Türkiye’de belgelendirilen önemli yapılar arasında. Tüm bu bilgiler ışığında, yakın gelecekte LEED Sertifikasyonu olmayan binaların, sertifikalı olanlara göre rekabet gücünü kaybedeceğini söylemek mümkün. Çevreye daha duyarlı, daha verimli, sürdürülebilir binalarda çalışmak için harekete geçmenin bizce tam zamanı...