Skip Ribbon Commands
Skip to main content

Araştırma

rapor

​Afrika’nın ‘Dubai’si: Atlantik Okyanusu’ndan ‘Eko Atlantic City’ yükseliyor​


UNICEF’in raporuna göre 2050’de dünyadaki her dört kişiden biri Afrikalı olacak. Sadece Nijerya 1 milyar kişiye ev sahipliği yapacak. Bu durum yabancı yatırımcıların istikametini Afrika’ya çevirdi…​

Atlantik Okyanusu kıyısında sıfırdan inşa edilen Eko Atlantic City, 9 milyon metrekare düzeltilmiş arazi üzerine kurulan ve 10 kilometre deniz duvarı ile korunan bir metropol. Bu nedenle Afrika’nın Dubaisi olarak nitelendiriliyor. Fakat pırıl pırıl çelik ve camların ötesinde, Eko Atlantic City dünyanın en hızlı gelişen ekonomik bölgelerinden birindeki ekonomik gelişimin en güzel örneği. Bu metropol sadece Nijerya’nın en büyük şehirlerinden Lagos’u değil, Sahraaltı Afrika’daki ülkelerin tamamını değiştirecek.

Tüm kıtayı şekillendiren bu hummalı değişimde etkili olan bazı şaşırtıcı istatistiklerin altını çizmek gerekirse; Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) geçen yıl yayınladığı raporda, Afrika'da doğurganlık oranının yüksek olması nedeniyle, 35 yıl içinde dünyaya gelecek 2 milyar bebeğin yarısından fazlasının Afrika'da doğacağı tahmininde bulundu. Dolayısıyla 2050'de beş yaşın altındaki çocukların yüzde 40'ının Afrikalı olacağı kaydedildi. Bu tahmine göre; 2050’de her dört kişiden biri Afrikalı olacak. 1.2 milyar nüfuslu kıtanın nüfusu 2050'de 2.4, 2100'de ise 4.2 milyara çıkacak. Ayrıca gelecek yüzyılın başlarında yüzde 60 gibi bir çoğunluk şehirlerde yaşayacak. Sadece Nijerya 1 milyar kişiye ev sahipliği yapacak. 

Nüfustaki bu artışa rağmen Afrika’nın açlık, yoksulluk haberlerinden sıyrılıp ‘Eko Atlantic City’ gibi milyarlarca dolarlık projelerle gündeme gelmesi dünyada şaşkınlık yaratıyor. Ancak aslında Afrika’da yeni nesil tüketicileri, yatırım talebini ve iş gücünü oluşturan şeyler aynı zamanda bugüne kadar Afrika’nın refahtan yoksun olmasına da neden olan şeyler. Afrika’da yeni nesil tüketiciler ve işçiler çok genç. Sahraaltı Afrika zaten halihazırda yüzde 43’ü 15 yaşın altında olan nüfusu ile dünyanın en genç bölgesi. Bu da yatırımcıları, geliştiricileri ve kiracıları Sahraaltı Afrika’yı bir iş üssü olarak ciddiye almaya zorluyor. 

JLL Sahraaltı Afrika Sermaye Piyasaları Başkanı Anthony Lewis, “Bölgeye olan ilgi karşısında pozitif bir ivme gösterilmesi, Afrika’nın yatırım istikameti olarak güven oluşturabilmesine büyük katkı sağlıyor. Artık sohbetler ‘Neden Afrika’dan, ‘Nasıl Afrika’ya taşındı. Bu büyük bir başarı” dedi. 

Bölgede imalat, perakende, konaklama-ağırlama ve finansal hizmetler gibi bir dizi sektörün ortaya çıktığını söyleyen Anthony Lewis, “Bu şirketler ve tüketicilerin modern ofislere, perakendeye ve ticari altyapıya ihtiyaç duyuyor. Bu da her türlü kaliteli gayrimenkul için talep yaratıyor” diye konuştu.

Yeni nesil şehir

Atlantik Okyanusu 'nun kıyısındaki Eko Atlantic City, kentsel gelişimin ekstrem bir örneği. Şehir, 250 bin kişiye barınma ve yaşam alanı sağlayacak ve günlük 150 bin kişiye iş yeri olacak şekilde tasarlanırken ‘inşa et, onlar gelirler’ modelini benimsemek bir zorunluluk değildi.  

“Ortada inanılmaz bir hırs olduğuna hiç şüphe yok” diyen Anthony Lewis sözlerine şöyle devam etti:  Peki pop up şehirler bölgedeki gayrimenkullerin geleceği  mi? Beş yıl önce, evet, geliştiriciler bu gelişmelere daha bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşıyordu. Çünkü mevcut kent merkezleri tıkanmıştı. Yeni yatırımlar için geniş alanlar bulmak mümkün değildi. Ciddi bir altyapı sorunu vardı.

Artık geliştiriciler, mevcut şehirlerin yanı başında, şehir dışında düzenlemeler yapmaya odaklanıyor. Çünkü küresel şirketler, yöneticilerin trafikte beklemek zorunda kalmadığı merkezi iş bölgeleri ile ilgileniyor.

Büyük altyapı problemi

Trafik sıkışıklığı Sahraaltı Afrikası’nın alt yapı eksikliklerinin bir sonucu. Bu konu Haziran’da yapılan Afrika Dünya Ekonomik Forumu'nun da önemli bir gündem maddesiydi.

JLL Afrika Yönetim Kurulu Başkanı Mark Bradford, “Altyapı tartışması ilginçti. Herkes nasıl ilerlediğini anlamaya çalışıyordu ve Dünya Bankası, altyapıların geliştirilmesi için kullanılan ödeneğin önemli ölçüde artırılması hakkında cesur açıklamalar yaptı” dedi.

Altyapı, özellikle sanayi, ofis ve perakende de ticari gayrimenkulün müjdecisidir. Sahraaltı Afrika’daki bu projelere yatırımın önümüzdeki on yıl boyunca her yıl yüzde 10 artması ve 2025'te yıllık 180 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 

Bu tür devlet destekli projelere ağırlık veren Çin, bölgenin en büyük yatırımcısı konumunda. Ancak bölgede doğrudan yabancı yatırım gayrimenkulle sınırlı kalmış ve büyük ölçüde yerli gruplar tarafından üstlenilmiş durumda. Gayrimenkul fonları Afrika'da yabancı yatırımcılara mülk ile ilgili amaçları konusunda destek veriyor. Özel sermaye fonu şirketi Actis Capital 2007'de ilk Sahraaltı Afrikası fonunu başlattığından beri, 15’ten fazla benzer şirket kuruldu. Bu şirketler, gayrimenkul projeleri için birlikte 2 milyar doların üzerinde öz sermaye taahhüt ettiler. Yeni katılanlarla birlikte önümüzdeki birkaç yıl içinde 4-5 milyar dolarlık öz sermaye daha sağlanması bekleniyor.

Yatırımcıların, yatırım kararlarını vermeden önce uzun vadeli bir görünüme ve ölçeğe ihtiyacı var ancak Afrika şu anda gayrimenkul arzı çok düşük olduğu için bunu sağlamaktan yoksun. Basında yer alan olumsuz haber başlıkları da yatırımcıların endişeli olmasına neden oluyor. Yatırımcılar da güçlü yerel ortaklar ile anlaşarak, bu ortakların strateji ve yatırımları taahhüt etmesine ihtiyaç duyuyor. 

Diğer yandan Dünya Bankası'nın İş Yapma Kolaylığı Endeksi, Sahraaltı Afrika'daki 17 ülkede iş yapmanın Hindistan'da iş yapmaktan daha kolay olduğunu vurguluyor. JLL'nin endeskine göre de Kenya, Ghana, Nigeria, Zambia ve Mauritius 2012'den beri gayrimenkul şeffaflık skorlarında önemli bir iyileşme gösterdi.

Gayrimenkul dünyasında fırsatlar aranırken yıllarca gizli kalan Afrika, artık en çok konuşulan yatırım istikametleri arasında… Türk yatırımcılar da yönünü Afrika’ya çevirmiş durumda.  

Örneğin Temmuz’da DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın’ın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleşen Türkiye-Güney Afrika İş Forumu’ndan olumlu mesajlar çıkmıştı.

Afrika ile ticari ve ekonomik ilişkilerde önemli mesafelerin kat edildiğini belirten Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakan Yardımcısı Adnan Yıldırım, Afrika’daki Türk yatırımlarının 6,3 milyar dolara ve Türk müteahhitlik firmaları tarafından kıtanın tamamında üstlenilen projelerin değerinin ise 55 milyar dolara ulaştığını vurgulamıştı. Türkiye’nin Sahra Altı Afrika’daki en büyük ikinci ticaret ortağının Güney Afrika olduğunu belirten Yıldırım, iki ülke arasındaki ticaret hacminin iki kattan fazla arttırıldığını söylemişti. Yıldırım, sözlerini “Türkiye’nin sadece Güney Afrika’da yaklaşık 500 milyon dolar değerinde yatırımı mevcut. Müteahhitlerimizce bugüne kadar Güney Afrika’da 19 milyon dolar değerinde toplam 3 proje üstlenildi” diye sürdürmüştü.

Afrika yatırımları ile ilgili ayrıntılı raporu aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz.

Raporu indirmek için lütfen formu doldurunuz.

pdf | 3796228